mansplaining

Varoluşumuz Yalom’a oldu

15 yıldır yapmaktan kaçındığımı yeni fark ettiğim niçe ağladığındayı okumaya başladım. Kitabı bitirdim. Yalom’un terapisini bilmem de iyi bir yazar olduğunu söyleyebilirim. Kitap nehir gibi akıcıydı ve tarihsel detaylar yapraklar gibi sürükleniyordu. Kurgu ve diyaloglar da eğlenceliydi.

***

Grup terapi echo chamber olma riski de taşır. Özellikle Yalom gibi bir varoluşsal drama bağımlısının liderliği söz konusu ise. Kırmızı Oda kitap yazarı eleştirilip duruyor. Sattı zengin oldu. Yalom yapınca iyi miydi?

Resim
Love’s Executioner
Resim
Yiğit Özgür

Asıl varoluşçu niçe, satre ekmeğini yiyen Yalom. Niçe diyorum birine hee diyor okudum niçe ağladığında.

Resim
Friedrich Nietzsche
Resim
Yalom

Yalom varoluşsal yalnızlığı çözdüm çekil kenara. Varoluşsal yalnızlık bunun ortadan kaldırılması mümkün olsa ortadan kaldırma arzusunun devam edip etmeyeceğinin bilinmezliğine yol açıyor. Tümevarımdan gidersek mümkün olanın hepsini gösterme arzusu bile kimsede yoktur. Çünkü insan kendini açtıkça içindeki yeni kilitli kapıları keşfeder ve bunları kendine bile açmakta tereddütlüdür. Bırakın bir başkasına açmayı veya açtırma arzusunun varoluşsal acıya neden olacak kadar büyük hale gelmesini. Ben varoluşsal yalnızlığın temastan kaçınmanın bir bahanesi olduğunu bile düşünmeye başladım. Ne gerek var zaten ben varoluşsal yalnızım, yalnızım, yalnızım…

Resim
Varoluşsal Tehdit

Evet, neşe, tatmin ve arkadaşlık var ama dehşet verici bir farkındalık içindeki ruhun yalnızlığı da bir o kadar korkunç ve yıkıcı..

Sylvia Plath

Not: Sylvia Plath için Kişilik Sendromları makalesinden Depresif Kişilik kısmını okuyabilirsiniz.

Yalnızlıktan korkanın arkadaşlıktan alacağı tatmin de sınırlıdır. Önce kendinin arkadaşı olursun ve tekken yalnız hissetmezsin. Yalnızlığın acısını yalnızca dışarıdan iyileştirmeye çalışmanın sorunu budur. İnsanlar duyarsız, benim kadar iyi değil vb. Karşı da öyle düşünüyor. İlla zirvedeki yalnızlıkla statü ile hava atmak gerekmez. İnsan dipte iken de, yüzerken de, dalarken de, yürürken de uçarken de yalnızlığından güç almayı öğrenmelidir. Öteki hiç yoksa ben yokum evet. Bu öteki varsa ben bağımlıyım, yalnız kalamam anlamına gelmiyor. İlla niçeye atıf mı yapmam gerek ya. İyi tamam yalnızlığına kaç dostum. Yalom tercihen yalnızlığı iyileştirmeye çalışarak hiç de iyi bir şey yapmadın. İndirgedin, yok sattın, parayı vurdun. Hasta öykülerinden de para vurdun. Etik değil bu. İzin verse de etik değil. Çünkü yayınlandıktan sonra etkilerini bilme imkanı yok danışanın. Kendi hikayesini kendi açan için sorumluluk kendindedir. Aracı ile yapıldığında bu etik değildir. Bir de ne zaman elimde niçe kitabı ile gitsem niçe ağladığındayı okudun mu diyen psikiyatristler vardı. Yalom da meslekdaş ya ne hayaller kurdunuz kim bilir. Benim de hastalarım var keşke ben de yazabilsem. Benim de püskevitim olsun.

Özet: Seks işçiliği etik olabilir, pezevenklik etik değildir, net.

Denebilir ki o zaman bilimsel kitaplarda da pezevenklik oluyor. Hayır efendim olmuyor. Bilimsel kitapla başkalarını iyileştirmedir kazanç. Dizi ile edebiyatla yapılan başkasının acısından zevk ile para kazanma ihtimalidir. Sadizm etik midir? Tartışınız. In treatment da burada etik ikilem gibi göründü şimdi.

Zorla okudum Niçe Ağladığında’yı evet. Elveda Yalom, Ege hayranlığın da seni kurtaramaz bu saatten sonra.

Engin Özçiçek

Varoluşumuz Yalom’a oldu” için 2 yorum

  1. Geri bildirim: Crimson – PsikoSerum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s