kısa threadler

Depresif Kişilik

Jonathan Shedler

DSM’den çıkarılmış olsa da, depresif kişilik klinik çalışmada görülen en yaygın kişilik sendromudur. Kelimenin tam anlamıyla bir kişilik sendromudur: ergenlikten itibaren görülen ve devam eden ve kişilik süreçlerinin tüm spektrumunu kapsayan bir psikolojik işlevsellik örüntüsüdür.

Depresif kişiliği olan insanlar acı verici duygulanıma, özellikle yetersizlik hislerine, üzüntüye, suçluluğa ve utanca karşı kronik olarak incinebilir haldedirler. İhtiyaçlarını fark etmekte zorlanırlar ve fark ettiklerinde bunları ifade etmekte zorlanırlar. Sıklıkla zevk alma konusunda kendilerine izin vermede çatışmadadırlar. Kendilerini cezalandırma isteği ile bilinçdışı bir güdülenmeleri varmış gibi görünürler, ya kendilerini acı ile sonuçlanması olası durumlara sokarak ya da kendilerini eğlence fırsatlarından yoksun bırakarak. Psikolojik olarak içgörülü bir gözlemci bu kişiyi kendisinin en büyük düşmanı olarak betimleyebilir.

Düşman neredeyse, orada sıklıkla öfke ve saldırganlık da vardır. Depresif kişiliğin altta yatan psikolojik temalarından biri benliğe içsel saldırılardır. Kişi öfkelidir, öfkeyi deneyimine karşı savunmadadır ve bunun yerine öfkeyi öz eleştiri, öz yoksunlaştırma, öz cezalandırıcılık formlarında kendisine yöneltir. İlgili SWAP itemi, “Ötekilere karşı öfkesini tanımakta ve bunu ifade etmekte zorluk yaşar bunun yerine depresif, öz eleştirel, öz cezalandırıcı vb. olur.”dur. Kısaca, kişi kendine hakir gördüğü bir kişi gibi davranır.

Klinisyenler hastanın öfke ve saldırganlığını kolaylıkla gözden kaçırabilirler çünkü depresif kişiliği olan insanlar dışardan uyumlu ve ötekilerin ihtiyacını öne koyar görünürler, bu klinisyenin ihtiyaçlarını da içerir. Psikoterapi anlamlı psikolojik değişim ortaya çıkarmakla ilgiliyse, terapötik ilişki içinde, öfke tanınmalı, deneyimlenmeli ve keşfedilmelidir.

İkinci bir psikolojik tema ayrılık, reddedilme ve kaybı içerir. Kişiler arası ilişkilerde bozulmalara, acı verici bir şekilde incinebilir halde ve kafası bunlarla meşgul olabilir. Terk edilmekten, korunmasız bırakılmaktan ve umursanmamaktan korkarlar. Bunun sonucunda da, kişiler arası çatışmalardan kaçınırlar ve kendilerini öne sürmekte güçlük çekerler. Kişileri yerli yersiz memnun etme ve yardım severlik onaylanmamaktan ve reddedilmekten kişiyi korur. Psikoterapide, klinisyenin duygularını incitmek ve terapötik ilişkiye zarar vermek korkusu ile haklı eleştirileri ve tatminsizlikleri bastırırlar. İhtiyaç ve isteklerini iletmek yerine, verilene ve yapılana razıdırlar. Bu, klinisyenin iyi geçindikleri ile ilgili düşüncelere yol açar ve hasta aslında sahip olmadığı bir ilişki dinamiğiyle gider, böylece hastanın işlevsiz ilişki dinamiği terapötik ilişkide de tekrar yaratılmış olur.

Bu örüntünün erken gelişimde bakımverenin duygusal olarak ortada olmaması veya ilişkilerinin bozulmasında kökleri olabilir, bu durumda kişi duygusal olarak boş ve eksik hisseder ve inanır ki yoksunluklarının nedeni kendi kötülükleridir. Bazı hastalar iyi olmaları için gerekli olan bir şeyin veya bir kişinin kaybolduğunu ve asla geri getirilemeyecek olduğu ile ilgili sinsi bir algı içindedirler. Bu duygular, art arda gelen kayıp deneyimleri etrafında kristalleşebilir ve artabilirler. Gerçekçi anlamda erişilebilir olan ödül ve zevkler kaybolan veya olabilecek şeyin silik bir gölgesi gibi deneyimlenebilirler. Bu hastaların, hayatın şu an sunabileceği yeni şeylere duygusal yatırım yapmadan önce daha önce kaybedilmiş bir şeyin yasını tutabilmek için klinisyenin yardımına ihtiyaçları olabilir.

Depresif kişiliği olan bazı hastalarda, bilinçdışı öfke ve kendine saldırma temaları baskındır. Diğerlerinde, ayrılık ve kayıp temaları baskındır. Bu temalar klinik ve araştırma alanyazınında introjektif (özeleştirel) ve anaklitik (bağımlı) olarak tartışılmıştır. İki tema da var olabilir ve farklı oranlarda karışmış olabilirler.

Depresif kişilikteki insanlar ruh sağlığı alanındaki mesleklere çekilen en yaygın kişilik tipindeki insanlardır. Klinik profesyonellerinin, kendileri yerine başkaları ile ilgilenmek, gereksiz yere yardımcı olmak ve gerçekçi olmayan, kendi kendine koydukları standartlar içinde yetersiz hissetmeleri için sonsuz fırsatları vardır.

Depresif Kişilik Prototipi için Kutu 1.1’e bakınız.

Tamamı: https://psikoserum.wordpress.com/2021/09/14/kisilik_sendromlari/

Çeviri: Engin Özçiçek

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s