kısa threadler

Kaygılı-Kaçıngan Kişilik

Jonathan Shedler

Kaçıngan Kişilik Bozukluğu DSM tarafından kullanılan ve klinisyenler için daha tanıdık olan bir terimdir fakat araya tire konulan “kaygılı-kaçıngan” terimi bu kişilik sendromunun özünü daha doğru ve kısaca yansıtır.

Kaygılı-kaçıngan kişiliği olan insanlar her şeyden önce kaygılıdırlar. Kaygı dünyayı ve kendilerini deneyimlemelerini istila eder. Algılanan tehlikeler ve geçmiş hatalar üzerinde düşünüp dururlar. Kaygı kaynaklarından kaçınma ile kendilerini savunurlar. Sorun şudur ki kaygı kaynağı her yerdedir, kişinin içinde de. Nihai olarak, kaçıngan tepkiler psikolojik hapishanenin parmaklıkları olurlar ve düşünme, hissetme, seçim ve eylem yapma özgürlüğünü kısıtlarlar. Sonuç olarak, kaygılı-kaçıngan kişilikler kısıtlı hayatlar sürerler ve tanıdık rutinlere bağlı kalırlar.

Kaçıngan savunmalarına rağmen, kaygı ve somatik semptom ve endişeleri de içeren çeşitli kanallardan dışarıya sızar.

Kaygılı-kaçıngan kişilikler yalnızca sadece dışardaki, kişiler arası dünyaya karşı korkuyla kaçıngan değildirler aynı zamanda içsel dünyalarına karşı da böyle yaparlar. İlki sosyal kaçınma, öz-farkındalık ve sosyal tuhaflık şeklinde ortaya çıkar. İkinci duygusal hayatı ve arzuyu ketlemek ve kısıtlamak şeklinde ortaya çıkar. Kaçındıkları şey algılanan tehlikedir, arzularının peşinden gitmek değildir.

Kaygılı-kaçıngan kişiliği olan kişilerle ilgili psikoterapideki zorluk şudur ki bu kişiler terapiye karşı da kaçıngandırlar. Klinisyenin tanıdık olan alışıldık eldivenlerin dışını keşfetmeye dönük çabalarına karşı, zor konuların etrafından dönmeye, düşünceleri rahatsız edici yerlere gitmeye başladığı zaman konuyu değiştirmeye eğilimlidirler. Bu klinisyenler için de bir ikilem yaratır: Eğer kaçıngan savunmalarla yüzleştirme yapmazlarsa terapi az işe yarayacaktır, yaparlarsa, hasta terapiyi bırakabilir veya kendini kapatabilir. Etkin tedavi destek ve yüzleştirmenin dengelenmesini içerir. Klinisyen daha önce konuşulmamış duygu ve fantezilerin söze dökülmesi için hastayı desteklemeli ve ona yardımcı olmalıdır. Hasta durumlara korkulu kaçıngan bir tepki verdiğinde (hem terapide hem terapinin dışında), hasta algılanan tehdit ile ilgili detaylandırma konusunda desteklenmelidir (Peki, sonra ne olur?) böylece bunlar incelenebilir. Güvenli bir çalışma ittifakı kurulduğunda, klinisyen hastanın korkulan durumlarla ve deneyimlerle yüzleşmesi konusunda küçük adımlarla cesaretlendirici olmalıdır. Kaygılı-kaçıngan kişilik tipi için Kutu 1.2’ye bakınız.

Tamamı: https://psikoserum.wordpress.com/2021/09/14/kisilik_sendromlari/

Çeviri: Engin Özçiçek

Kaygılı-Kaçıngan Kişilik” için bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s