kısa threadler

Depresyona Giden Kişilik Patikaları

Jonathan Shedler

En yaygın ruh sağlığı tanısı, en azından Kuzey Amerikada, depresif bozukluklardır. Birçok depresif hasta semptom odaklı tedavilerden minimal rahatlama deneyimlerler veya rahatlama deneyimlerler sonra yine çökerler. Depresyon sıklıkla kronik bir durum olarak düşünülür. Çoğu vakada kronik görünebilir çünkü altta yatan kişilik süreçleri psikoterapide asla çalışılmamıştır.

Neredeyse tüm kişilik sendromları depresyona giden kişilik patikaları olabilirler ve hepsi kendine has tedavi odağı gerektirir. Bazı kişilik sendromlarının depresyona karşı nasıl incinebilirlik yaratabileceğini kısaca betimleyeceğim ve daha da kısaca bazı tedavi çıkarımlarına değineceğim. Buradaki amacım kişilik süreçleri ve depresyon arasındaki bağlantıları göstermektir, tedavi için spesifik talimatlar değildir, zaten bunun için ayrı bir kitap yazmak gerekir belki de birden fazla.

Depresif Kişilik

Depresif kişilik, sürekli kişilik dinamiklerine atıf yapar, duyguduruma değil. Depresif kişilikteki insanlar klinik depresyonu deneyimleyebilirler veya deneyimlemeyebilirler ve tekrarlayan veya kronik depresyonu olan kişilerin depresif kişilik stilleri olmayabilir.

İhtiyaç ve arzuları tanımakta zorlanmak klinik depresyona yol açabilir. Ne olduklarını bilmiyorsanız ihtiyaçlarınızı karşılamanız zordur. Temel duygusal ihtiyaçları karşılayamamak tükenmeye ve depresyona yol açar. Psikoterapideki çalışma sadece tanınmayan veya ifade edilmeyen ihtiyaçları ifade etmeye değil, bunları tanımayı engelleyen psikolojik süreçleri tanımaya da odaklanmalıdır. Klinisyen hastanın ihtiyaç ve arzulardan uzaklaşmasına karşı tetikte olmalıdır ve onu uzaklaşmaya götüren korkuları konuşmasına yardımcı olmalıdır.

Benliğe yönelen öfke depresyona yol açabilir. Azarlanmak, cezalandırılmak ve küçümsenmek acıya neden olur ve bu, kişi cezalandırmayı kendine yaptığında da eşit derecede doğrudur. Kendine işkenceyi durdurmak için, kişinin inkar etmeye alıştığı öfkeyi tanıması ve bunu bilinçli bir şekilde deneyimlemesi gerekir. Bu süreç basitçe akademik veya entelektüel olamaz, öfke terapötik ilişkide “şimdi ve burada” deneyimlenmelidir. Terapist irrite olmanın veya hayal kırıklığına uğramanın dolaylı işaretlerine karşı tetikte olmalıdır ve bunları aktif bir şekilde terapötik ilişkiye davet etmelidir. “Üzgünüm, geciktim” hayal kırıklığı ve öfkeyi keşfetmeye bir davet değildir, “Ben burada yokken nasıl hissettiğinle ilgili konuşmadığını fark ettim” bir davettir.

Eksiksiz bir biçimde erişilebilir olan bir bakım vereni içselleştirememiş hastalar duygusal ilgi için başkalarına bağımlı olurlar ve kendi başlarının çaresine bakmaları gerektiği zaman depresyona karşı incinebilir hale gelirler. Eksiksiz biçimde erişilebilir ve duygusal uyumu olan bir terapistle kurulan ilişkiyi deneyimlemek ve bunu içselleştirmekten fayda sağlarlar. Neye göre olduğu sınırlı olduğu belli olmayan sınırlı oturumlu kısa süreli terapiler yıkıcı olabilir. Erken dönem ilişkisel bozulmaları veya kayıpları onarmaya yardımcı olmak yerine, bu terapiler hastanın bunları yeniden yaşamasına neden olabilir.

Kaçıngan Kişilik

Duygusal iyi oluş dünya ile etkileşime girmeyi gerektirir ve en azından bir nebze eğlence ve zevki. Kaygılı-kaçıngan kişilik stilindeki insanlar korkulu kaçınma ile kendilerini duygusal beslenmeden keserler. Yaşam alanları temel ihtiyaçları karşılamak için fazla sınırlı olabilir bu da tükenme depresyona yol açar. Sorunları daha kötü hale getirmek için, kişi kaygılarının arasından azıcık bir soluk alabilir korkulu durumlardan kaçınsalar bile, çünkü algılanan tehlikeler hem içseldir hem dışsaldır. Kaygıları uzakta tutmak hem duygusal olarak tüketici hem de yorucudur.

Terapi hastanın kaçındığı şeyle, içsel ve dışsal yüzleşmesine yardımcı olmalıdır. Hayatları duygusal ihtiyaçlarını karşılamak için fazla sınırlı olduğu sürece ve arzuların peşinden gitmeme pahasına tehlikelerden kaçınmaya enerjilerini adadıkları sürece depresyona karşı incinebilir kalırlar.

Obesif-Kompulsif Kişilik

Obsesif-kompulsif kişilikteki insanlar, duygusal farkındalığı ve ifadeyi, sınırlamak ve ketlemek aracılığı ile kendilerini savundukları, devamlı bir içsel çatışma içindedirler. Maalesef, olumsuz duyguları seçici olarak inhibe etmek imkansızdır. Savunmalar utanç, korku ve öfkeyi sınırlarken aynı zamanda kendiliğindenliği, heyecanı, arzuyu ve hazzı da sınırlar. Hayat monoton, rutin ve zevksiz hale gelir.

Arzular yasaklıdır ve kişi arzunun peşinden giderse bu o kadar suçluluğa neden olur ki kişi bundan zevk alamaz. İhtiyaç ve arzuların sürekli kısıtlanması ve boş zaman aktivitesi ve zevk almama pahasına iş ve üretkenliğe aşırı adanmışlık, tükenmişliğe ve depresyona yol açar. Altta yatan utanç, aşağılanma ve öfke devamlı olarak ortaya çıkmak konusunda tehdit edicidir bu da kişiyi arka plan saatli bomba duygusuyla baş başa bırakır.

Etkin psikoterapi duygusal hayata karşı savunmaları keşfeder ve hastanın terapötik ilişkide yaşanan deneyimler aracılığıyla duygu ve arzunun, korku ile değil, kabul ve ilgi ile karşılanabileceğini ve cezalandırılma, intikam ve felaketi ortaya çıkarmadan ifade edilebileceğini keşfetmesine izin verir.

Narsisistik Kişilik

Narsisistik kişilikteki insanlar doğası gereği depresyona eğilimlidirler. İncinebilirliğin bir kaynağı grandiyöz beklentiler ve dünyanın ne verebileceği ile ilgili kronik boşluktur. Kişiye düşen ödüller hak ettiklerini hissetiklerinin altındadır dolayısıyla değersizleştirilirler. Tatmin ve haz yerine kişi hayal kırıklığı ve incinmişlik hisseder. Beklenti ve gerçeklik arasındaki aralık hiçbir zaman kapanmaz bu da üzüntüye, umutsuzluğa ve hüsrana yol açar.

Benlik-beklentileri ve kapasitelerle ilgili de benzer bir boşluk vardır. Narsisistik kişi sınırsız başarı, güç, güzellik veya yetenekle ilgili fanteziler kurar. Haklı başarılar konusunda tatmin ve gurur deneyimlemek yerine –ki bu gerçekçi bir özgüvenin temelini oluşturabilir- bu kişiler yetersiz kaldıklarını düşünürler.

Nihayet, savunmacı olarak yapılandırılmış benlik-imajı gerçek yakınlıkla aradaki bir bariyeri temsil eder ve bu kişileri sevgi ve diğer kişilerle anlamlı ilişkilerden alıkoyar.

Etkin psikoterapi bu hastalara hayatın zevklerini, kendi gerçekçi yeteneklerini nasıl küçümsediklerini ve hayatı anlamlı kılabilecek ve zorlukları dayanılır kılabilecek yakın ilişkilerden kendilerini nasıl alıkoyduklarını anlamalarına yardımcı olabilir(potansiyel olarak terapistle kurulabilecek ilişki de buna dahildir). Eğer terapötik ilişkiye yeterince güven geliştirebilirlerse, kendileri ile ilgili utanç verici ve yetersiz deneyimleyip sakladıkları yanlarını açığa çıkarmak konusunda kendilerine izin verebilirler. Böylece yavaş yavaş terapistin, hastanın temel insaniliğine karşı kabul edici ve iyi huylu görüşünü de içselleştirebilirler. Nihayetinde, oldukları kişi gibi olmak ve dünyayı da olduğu gibi görebilmek için, mükemmel insanın ve fantezilerindeki mükemmel dünyanın kaybının yasını tutmalıdırlar.

Paranoid Kişilik

Paranoid kişilikteki insanlar depresyona karşı incinebilirdir çünkü dünyayı soğuk, zalim ve düşman olarak deneyimlerler. Etrafları düşmanlarla sarılmış, tehlike her yeri sarmış ve savaşa hazır hissederler. Dünyayı düşmanca deneyimlerler çünkü kendi öfke ve saldırganlıklarını yansıtırlar ve nereye baksalar kendi düşmanlıklarını görürler. Savaşa hazır olma, soruşturulma ve dışlanma deneyiminin süreğenliği depresif modlara yol açar. Ek olarak, kişi anlamlı bağlanmalardan ve duygusal desteklerden yoksundur çünkü ötekileri uzakta tutar ve kendi düşmanlık ve şüphecilikleri ötekilerin de onlardan uzak durmasına neden olur.

Psikoterapi kişinin, dıştan geldiğini algıladığı saldırganlığın içten geldiğini tanımasına bunun kaynaklarını anlamasına ve bunun daha derin yaralanmalara karşı bir savunma olduğunu anlamasına, düşmanca ve tartışmalı durumları yaratmada kendi rolünü yardımcı olabilir.

Borderline-Düzensiz Kişilik

Borderline-düzensiz kişilikteki insanlar karanlık ve derin depresyon epizotlerı deneyimlerler. Ağır depresif modları tüm varlıklarını sarıyor gibi görünür. Onlarla ilgili her şeyin karanlık ve umutsuz olduğunu ve bunun aslında her zaman böyle olmuş olduğunu ve her zaman da böyle olacağına dair bir hisleri olabilir. Kişi onarılamayacak derecede hasar görmüş, kötü, özü çürümüş gibi hissedebilir. Olumlu benlik temsilleri ve deneyimleri erişilmez görünür.

Bu ağır depresif modlar bölmeden köken alır. Kişilik örgütlenmesinin daha sağlıklı seviyelerinde, iyi ve kötü benlik-temsilleri ve duygu modları, ahenkli bir bütüne entegre olmuştur ve doğal olarak birbirlerini değiştirirler ve uyumlu hale gelirler. Fakat benlik-temsilleri bölünmüş ve bölümlere ayrılmış ise, anlık benlik-temsili ve duygu modu, olan her şey bu gibi deneyimlenir. Acı verici deneyimler başka deneyimlerle dengelenmezse, en ham halleri ile hissedilirler.

Ağır depresif modlara başka faktöreler de katkı yapar. Kimlik yayılması veya ahenkli ve düzenli bir benlik algısını devam ettirebilmekte güçlük, boş hissettiren acı verici duygulara yol açar. Kişinin çaresizliği ve kurbanlaştırılmayı yeniden yaşadığı tekrarlayan ilişki örüntüleri depresyona yol açar. Kararsız ilişkiler ve ötekilere öfkeli tepkiler bu kişileri en çok ihtiyaç duydukları zamanda duygusal destekten yoksun bırakabilir. İmpulsif, düşüncesiz seçimler ve eylemler acı verici sonuçları getirebilir.

Bazı terapi yaklaşımları düzensiz duygu modlarının yönetilmesini vurgular (örneğin, öz-düzenleme becerilerini öğrenme ve bunları pratik etme). Diğer yaklaşımlar altta yatan psikolojik süreçleri değiştirmeye vurgu yapar ve bunları çalışırlar. Bu, hastanın yoğun duygusal tepkilerinin taşınabileceği, incelenebileceği ve anlaşılabileceği, derin düşünmek için sağlam bir alanı yaratmayı gerektirir.

Tamamı: https://psikoserum.wordpress.com/2021/09/14/kisilik_sendromlari/

Çeviri: Engin Özçiçek

Depresyona Giden Kişilik Patikaları” için bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s