mansplaining

Lisan-ı Hafi

Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak…
Sular sarardı… Yüzün perde perde solmakta
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta…

Eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller
Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller
Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer?
Bu bir lisân-ı hafîdir ki rûha dolmakta
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta…

AHMET HÂŞİM

Ahmet Haşim‘in gizli dil dediği, ruha dolmakta olduğunu söylediği şey işte tam da Klein‘ın depresif ve paranoid konumdaki bebeğinin dil öncesi düşüncesidir. Gizlidir çünkü herkes bu dili düşünemez. Lacan buna Real demiş diyorlar, o ise bunu kimse söyleyemez diyor. Hayır. Bilişsel Dikkat Sendromunda olanlar, beynin konuşma merkezi ile sadece “düşünebileceğini”, “düşünmeye” adım attığını söyleyenlerin iddiasıdır bu. Halbuki benim öne sürdüğüm dil, Limbik Sistemle sezgisel olarak algılanır: İlham diyorum. Bunu ürüne çevirebilen sanatçıdır. Aynı zamanda bağlanma kuramındaki inançlar da bu düşünceye girer. BDT’ciler ve Freudçular bu dili ya yok sayarlar (çünkü bebek “düşünemez”) veya “mitolojik/genetik” olarak toplumsal bilinçdışımızda bulunur derler. PPT’deki sezgi, fantezi, maneviyat boyutu da buradan geliyor, net.

Engin Özçiçek

Lisan-ı Hafi” için 3 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s