Bipolar

Antidepresan “Gülümsemesi”

Bir keresinde 10 senede bir çıkan psikofarmakoloji kitabına denk gelmiştim TRSM’de. Hemen antidepresana baktım. Yüksek dozla başlayın ve hastayı tekrar çağırın diyordu. Hasta iyileştiğini iyi hissettiğini söyleyecektir. Dozu azaltın ve tekrar çağırın. Hasta ilk seferki kadar iyi hissetmediğini söyleyecektir. O zaman depresyon üzerinde çalışmaya başlayabilirsiniz. Bana çok mantıklı gelmişti. Keşke bunu daha önceden okumuş olsaydım demiştim. Doz ayarlamayan doktora da denk geldim çünkü. Bipolar olmama rağmen. Nasıl bir risk aldığını bilen başka bir doktorun ise bana antidepresan yazarken sıkı sıkı tekrar gelmemi, manik atak tetikleyebileceğini tembihlediğini de deneyimlediğimden dolayı özellikle.

Eğer bir doktor mesleği korumak adına meslekdaşının hatasını gizliyorsa, meslek itibarını hasta yararının önüne koyuyorsa etik bir iş yapmıyor. Tabi tıp etikçileri daha iyi bilirler. Net bir şekilde hatayı eleştirene de denk geldim, önlüğün içinde dimdik durana da.

Bunu sezme yollarından biri benim için şu oldu. Bilgisizliğini öğrenci dostu olması ile gizleyen öğretmenlere denk gelmişsinizdir elbet siz de. İşte doktor da öyle yapabiliyor bazen. Sanki antidepresan sihirli ilaçtır. Doktor da benim büyülü şifacımdır. Ah jungçular ah.

Bana inanmayan kurgu diyen varsa sizi şöyle alalım:

Kimse gerçeği beynine doldurmayacak. Bu kendin bulman gereken bir şeydir.

Noam Chomsky

Ben antipsikiyatriyi savunmuyorum. Hiç de savunmadım. Yine de Thomas Saz ne diyor diye merak ettiğim için, “yalanlar bilimi psikiyatri“yi biraz okudum. Saz’ın yaptığı kapitalist retorikten başka bir şey değil. Eğer size biri psikanalizin psikiyatriden daha iyi olduğunu söylüyorsa ona şunu sorun psikanaliz dernekleri neden tarikat gibi yapılanmışlardır? Ya alınan eğitim beğenilmezse bilişsel çelişki kuramına dayalı gruba katılma ayini olduğu ortaya çıkarsa öğrencinin parasını da geri verip psikanalist ünvanını iptal seçeneği var mı?

Gruba katılma ayinini biraz açıklayayım. Saygın üniversitelerde bazı saygın klüpler vardır. Bu klüplere üye olmadan önce bazı ritüelleri yerine getirmeniz beklenir. Bu ritüeller o kadar zordur ki yerine getirdikten sonra klübe ait hissetmeniz amaçlanır.

Bilişsel çelişki kuramı da şudur. Bir şeye yüksek bedel ödendikten sonra o şeyin değerini gerçek değerine göre değil, ödediğiniz bedele göre algılarsınız. Hatta bunu doğrulamak için daha fazla bedel ödemek istersiniz. Mesela karavan aldınız hevesle. Hem ev hem araba vb. Sonra baktınız sürmesi zor, park etmek zor, o kadar tatiliniz de yok gezmeye. İşte burada dışarıdan bakan kişi karavanı sat der. Karavanı alan ise karavana bir de plazma tv alır. Çünkü ilk tercihini doğrulamak ister.

Psikanaliz eğitiminin böyle olup olmadığını ispatlamak zorundadır psikanalist dernekleri. BDT’yi, psikiyatriyi eleştireyim derneğimde inzivaya çekileyim. Eko çemberinde eleştiri kabul etmeyeyim. Bunlar bilimsel davranışlar değildirler. Eko çemberi demişim pardon echo chamber. 😂

Engin Özçiçek

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s