kısa threadler

Obsesif-Kompulsif Kişilik

Jonathan Shedler

Obsesif-kompulsif kişilik en tanıdık ve en kolay anlaşılabilen kişilik sendromları arasındadır. Yüzeyde, obsesif-kompulsif kişilikli insanlar düzenli, titiz, disiplinli ve serebraldirler (kafa yoran). Duygusal hayatlarına kısıtlı bir erişimleri vardır ve düşünce ve fikirler dünyasında, duygular dünyasına göre daha rahattırlar. Obsesif-kompulsif kişilikte bir insana ne hissettiklerini sorun, bu kişiler genelde size ne düşündüklerini söyleyeceklerdir, sıklıkla detaylı bir şekilde, artılarını eksilerini dikkatlice değerlendirerek, argümanlar ve karşı argümanlar sunarak.

Buna rağmen entelektüelleştirilmiş söylemleri bir karara veya eylem planına doğru gitmez. Bunun yerine küçük detaylara saparlar veya entelektüelleştirilmiş soyutlamalara takılı kalırlar. Düşünme süreçleri duygusal netliğe doğru gitmez çünkü bilinçdışı işlevleri duygular, impulslar ve arzulara karşı savunma halindedir. Kişisel bir tercih yapmakla yüzleştiklerinde, bocalamaya veya kaçamak konuşmaya eğilimlidirler. Her artı için aynı ağırlıkta ve zıt bir eksi vardır.

Robitik veya duygusal olarak erişilmez olarak göründükleri için, bir kuramcı obsesif-kompulsif kişilik tipini “yaşayan makineler” olarak betimlemiştir. Fakat savunmaları savundukları impulslarla orantılıdır. Bilinçli yüzeyin altında, obsesif-kompulsif kişilikli insan epik duygusal savaşlar vermektedir.

Obsesif-kompulsif kişiliğin temelinde itaat ve isyan arasındaki çatışma yatar. İtaat-kurallara uyma, otoriteye saygı, teslimiyet ve aşağılanma olarak deneyimlenir. Bu öfkeye ve ötekini yenmeye ve aşağılamaya doğru gider. İsyan suçluluk ve cezalandırılma korkusuna yol açar bu da tekrar itaate doğru gider. Sıradan, gündelik konular orantısını kaybeder. Bir randevuya erken mi geç mi gidileceği ile ilgili karar, itaat ve isyan arasında epik bir savaş düzeyine gelir. Ötekinin tercihini sorgusuz sualsiz kabul etmek veya kendi tercihi üzerinde ısrarcı olmak, mahvetmek veya mahvedilmek gibi hissettirebilir. Küçük kararlar duygusal olarak yüklü olurlar. Fazlası söz konusu olduğunda korku, utanç ve öfke ortaya çıkmak konusunda tehdit edici olur.

Obsesif-kompulsif kişiliğin açıkça gözlemlenebilen özellikleri bu çatışmadan türer. Vicdanlılık ve düzenlilik otorite ve cezalandırılma korkusundan türer. İsyan ve öfke; eleştirel tutumlar, kontrolcü davranış, zıtlaşma, güç savaşı, cimrilik, ertelemecilik ve kaçınılmaz pasaklılık ve dağınıklık olarak “dışarı sızar”. Entelektüelleştirme ve duygusal kısıtlama çatışmayı farkındalığın dışında tutmaya hizmet eder.

Obsesif-kompulsif kişilikte insanlar keşifsel, yorumlayıcı psikoterapiden fayda sağlarlar. Duygusal hayata karşı savunmalarına dair içgörüden, bunun ilişkilerinde ve kendiliğindenlik ve neşe kapasitesi ödenen yüksek bedellerle karşılaştırılmasından fayda sağlarlar. Klinisyen hastanın entelektüelleştirme eğilimine ve klinisyenin yorumlarını anlık duygusal müdahale konusu yerine çürütülecek teoriler olarak görmelerine karşı tetikte olmalıdır. Örneğin hasta klinisyenin gözleminin mantıklı göründüğünü söylerse, klinisyen bunun sadece “mantıklı mı göründüğünü” veya hastaların bunu kendilerinde görüp görmediklerini ve bunun doğru olduğunu hissedip hissetmediklerini sorabilir. Bu yolla klinisyen dikkati hastanın duygusal hayatına ve bunu ezen savunmalara çekebilir.

Obsesif-kompulsif kişilik obsesif-compulsif bozukluktan farklıdır. Bu farklı bir olgudur ve farklı bir tedavi gerektirir. Obsesif-kompulsif kişilik prototipi için Kutu 1.4’e bakınız.

Obsesif-Kompulsif Kişilik” için 2 yorum

  1. Geri bildirim: Bozuk saat – PsikoSerum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s