mansplaining

Sezgi vs Geriye Bakış Yanılgısı

Bu yazıda daha Klein okumamıştım fazla. Bağlanma kuramı okumuştum. Şimdi Klein’ın rahme cehennem dediğini okudum ve bunu yazıda önceden sezdiğim anlaşılıyor. Rahim siyah noktadır diyerek.

Ölüm dürtüsünün de bir dürtü olmadığını söylemişim bu yanıldığımı da göstermez. Inorganik doğa ölüm dürtüsü değildir. Evrenin, zamanın kendisi bizi öldürüyor. Biz de her an kayıp yaşıyoruz hem hücreler hem psikolojik anlamda.

Bu kayıpların acısına dayanmanın yolu da haz ilkesi de değildir gerçeklik ilkesi de değildir. Güvenli bağlanmadır. Güvenli bağlanan insan yalnız ölmez. Fiziksel olarak yalnız olsa bile. Psikolojik olarak yalnız ölmez. Varoluşsal acıya katlanmanın da yolu budur.

Tabi güvenli bağlandığımız şeyleri de kaybedebiliriz. Bu da hayat öykümüzü nasıl yazdığımıza göre kozmik bir komedi de olabilir, trajedi de, dram da. Yönetmen koltuğunda oturduğumuzu unutmayalım.

Bence budistler bu bağlanmadan kaçınanlar niçeciler bu bağlanmadan kaygı duyanlardır (reenkarnasyon ile). Lacancılar ise ne olduklarını kendi bilecek kadar içgörü sahibidirler sanıyorum.

Bu arada bizi ölerek de olsa terk eden kişiye güvenli bağlandı isek onlar içimizde yaşamaya devam ederler. Biz ölene kadar tabi ki. Anılarımızda yaşatmak istediğimiz kişiler düşmanlarımız değil dostlarımızdır. Tabi dost düşman kolay anlaşılmaz. İdeal dost diye bir şey de yok.

Bu nedenle intikam yerine affı seçiyorum ben zaten. Çünkü intikam duygusu düşman bir şekilde öldüğü zaman anlamsızlaşır. İçteki, dışarıda artık olmayan düşmana hala kin duyuyor olmanın anlamsızlığıdır bu. Yani bana göre af düşmana ve düşmana hissedilen duygulara vedadır.

Düşmana karşı intikam fantezileri de bana göre cinsel fanteziler gibidirler. Reddedilen arzu da acı verir, yasak olan intikamı tatmin edememek de acı verir. Bu acıyı hafifletmek için bence bu hayallerle avunabilir insan. Ama bu geçici bir çözümdür.

Bu nedenle beni her zaman reddedecek objet petit a’yı içimde yaşatmam da sürekli melankolik olmak demek oluyor. Objet petit a nasılsa yok. Vedalaşamıyorum. Topolojik arzu nesneleri üretiyorum. Klein şişesi gibi. Ve bunlara hakikat diyorum. (!) Melanie Klein şişesi olsaydı keşke.

Felix Klein şişesini psikanalize sokmak dibi olmayan bir şişeyi alkol bağımlılığı olan bir kişiye önermeye benziyor. Lacan’ın ölümsüz aşık ile biten sonesine bakın. Gençken yazmış. Ölümsüz aşık olabilmenin yolu asla elde edemeyeceğin objet petit a’ya bağlanmaktan geçer.

Ama doğu kültüründe objet petit a’ya bulunmaz hint kumaşı denir ve böyle davranan kişiler yerilir. Kimse vazgeçilmez, ölümsüz, sakatlanamaz, hastalanamaz falan değildir. Kibirdir bu sadece. Bence kültür farkından kaynaklanıyor bu objet petit a arzusu.

Yani lacan katolik isanın ki bu da bir inşadır, sevgisini arzuya çevirmiştir. Hristiyanlığı sekülerleştirmeye çalışmıştır bilinçdışında tanrı gerçek ateizmdir diyerek. Bunu nedeni de bence fransız burjuva devriminin kiliseye tutumu olabilir.

Engin Özçiçek

Sezgi vs Geriye Bakış Yanılgısı” için bir yorum

  1. Geri bildirim: Bozuk saat – PsikoSerum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s