mansplaining

Kuramsal Yönelim 3

İnsanlar Rogers’ın iyimserliğini küçümseme eğilimdeler ama Rogers ilk kez danışmaları kayıt altına almış ve transkript çıkarmıştır. Bu Freud’un vakada şunu gördüm bunu gördüm diye belirsiz divanından daha dürüst bir yaklaşımdır. Transkript yazanlar ağlıyor şu an. Şu an duygu odaklı terapi de hümanist kökenlidir, pozitif psikoterapi de öyle. Melanie Klein da sevme kapasitesinden ilk ilişkinin sonraki mutluluğun anahtarı olduğundan söz eder. BDT ve Freudçular ise birbirini yemekte idiler. ACT mutluluk tuzağı diyor. Sen mutlu olamadın ya araklama ya da zaten bulunmuş kavramlar ile yeni terapi gibi gösterdin. Bion ve Nancy Williams okuyun ve kendiniz görün kavramların benzerliğini.

Danışmaların kayıt altına alınması demek, divan ve odanın mistikliğinin ortadan kaldırılması anlamına geldi. Freud ekibinden ayrılan Ferenczi ve Rank da Roger’sa giden yolu açtılar. Bu tartışmalar, dramalar, sırtından vurmalar bir şekilde psikoterapileri ortaya çıkardı. Ama hala uzun süreli psikodinamik terapiler ortaya çıkmasına rağmen psikanalistlerin kendilerini psikiyatri ve psikoterapiden ayrı bir alanda tuttuklarını görüyoruz. İyi ki ayrı alanda duruldu, yoksa psikanaliz bitirilecekti diyenler de var. Tabi ki psikanaliz diyor bunu. 🙂

Benim için en önemli olan dramalar psikodrama kurucusu Moreno, Anna ve Klein arasındaki tartışmadan (controversial discussions) çıkan nesne ilişkileri, ve bdt ve psikodinamiği birleştirme çabalarından biri olan Peseschkian’ın ortaya attığı PPT’dir. Yoksa Jung ile Freud ayrışmış, Lacan Freud’u yeniden okumuş falan bunlar din ve ateizm arasındaki tartışmalardır, kuramsal bir tartışma yok ortada. Transpersonal (ben-ötesi) psikoloji de bana göre kuramsal bir tartışma değildir. Din ve ateizm arasındaki tartışmadır. Transpersonal psikolojide bir tek psikosentez kuramsal bir tartışmadır benim gözümde. İnsanları analiz etmek yetmez tekrar sentezlemeliyiz gibisinden bir şeyler. İrade gücüne falan atıflar var. Aslında bunu gestalt da yapıyor: Zaten bütündür insan ruh ve beden diye bir ayrım yok. Benim gestaltta en beğendiğim şeyler sınırların tanımlanması, zamanın ruhu, mekanın ruhu gibisinden kavramların olması, boş sandalye ile yüzleştirmeyi danışanın kendisinin yapmasının sağlanması gibi yaratıcı yöntemlerdir. Hangi terapiyi uygularsak uygulayalım bana göre terapistin yapacağı en önemli şey danışanı tutmaktır (holding) yani acısı ile birlikte oturabilmek. Boş sandalye diyelim ki zor şeyler ortaya çıkardı, danışanın orada çağırılmış bir ruhla sohbet eder gibi korktuğunda yanında olmak.

Burada danışan olarak Acun’u, terapist olarak hayvanat bahçesi görevlisini gördüğümüzde, terapistin, danışanın acısına merakla yaklaşmasında yetkin olmadığını yani danışanın acısını tutamadığını görebiliriz. Acun da haklı olarak “what kind of holding” diyor.

Acun küfür ediyor video’nun sesini açarken dikkat ediniz.

Engin Özçiçek

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s