kısa threadler

Metabilişsel Odaklı Sokratik Diyalogu Kullanma

Metakognitif terapi (MT) anlamları, altta yatan süreç ve inançları keşfetmek için Sokratik diyalogu kullanır. Fakat diyalogun odaklandığı şey tipik BDT’nin odaklandığı şeyden farklıdır. BDT’de terapist inançları değiştirmeye yönelik doğrudan müdahale amacıyla, düşünce ve inançların içeriğini keşfetmek için sorgulamayı kullanır. MT’de terapist sorgulamayı BDS’yi tespit etmek ve yakalamak için kullanır. İnanç veya varsayımlar odakta olduğu zaman, Sokratik diyalogun hedefi benlik ve dünya hakkındaki düşünceler yerine, duygu ve düşünceler ile ilgili inançları (metabilişleri) değiştirmektir. Aşağıdaki iki diyalog önce geleneksel BDT yaklaşımını sonra da MT yaklaşımını gösteriyor.

BDT Diyalogu

T: Seni depresif hissetmeye iten neydi?

D: John’un beni görmek istememesi.

T: Bu senin için ne anlama geliyordu?

D: Bence kimse beni sevmiyor, ben sıkıcı biriyim.

T: Sanki böyle olunca olumsuz düşüncelerin oluyor gibi geldi. Sence böyle olunca herkes depresif oluyor mudur?

D: Hayır, çünkü bunun önemli olduğunu düşünmüyorlar.

T: Doğru, o halde senin ne düşündüğünü incelememiz gerekiyor. İnsanların senle buluşmak istememesi senin için ne anlama geliyor?

D: Sıkıcı biri olduğum, beni ilginç bulmadıkları anlamına geliyor.

T: Sıkıcı biri olman nedeni ile olduğuna ne kadar inanıyorsun?

D: Böyle olmak zorunda, aksi halde insanlar beni davet ederlerdi.

T: Bu düşünce seni nasıl hissettiriyor?

D: Çok üzgün ve yalnız.

T: Demek ki durumlara verdiğin anlam seni üzüyor. Onlar hakkında ne düşündüğün. İnsanlar sıkıcı olduğun için seni görmek istemiyorlar. Acaba insanların seni görememelerinin alternatif nedenleri olabilir mi, daha olası nedenleri?

MT Diyalogu

T: Seni depresif hissetmeye iten neydi?

P: John’un beni görmek istememesi.

T: Bu sana ne düşündürdü?

D: Sanırım kimse beni sevmiyor, sıkıcı biriyim.

T: Öyle görünüyor ki olanlar hakkında negatif düşüncelerin var. Bunları başlatan ilk düşünce hangisi?

D: Sanırım, “Beni neden tanımak istemiyor?”

T: Evet. İlk düşüncene tepki olarak ne düşündüğünü inceleyelim. Sonrasında ne düşünüyorsun?

D: Sorunumun ne olduğunu çözmeye çalışıyorum. Belki sıkıcıyımdır belki de benden hoşlanmıyorlardır. Bunun neden benim başıma geldiğini anlamaya çalışıyorum.

T: Buna ne kadar zaman harcıyorsun?

D: Saatler sürebiliyor.

T: Bu sana nasıl hissettiriyor?

D: Çok üzgün ve yalnız.

T: Yani, “John neden beni tanımak istemiyor?” düşüncesine tepki şeklin seni üzüyor. Sende nasıl bir sorun olduğunu analiz ederek cevap bulmaya çalışıyorsun. Sence bu seni daha mutlu mu hissettirir daha mı üzgün hissettirir? Ya bu düşünceye daha iyi şekilde tepki verilebileceğini söyleseydim?

İki çalışma şeklinde son soru farklıdır. BDT örneğinde soru “Acaba insanların seni görememelerinin alternatif nedenleri olabilir mi, daha olası nedenleri?” idi. Bu soruyu MT sorusu ile kıyaslayın:

Ya bu düşünceye daha iyi şekilde tepki verilebileceğini söyleseydim?”.

MT yaklaşımı olumsuz düşünce ile tetiklenerek başlayan ruminasyon sürecinin etkisine odaklanıyor ve danışanı metabilişsel modda çalışmaya doğru çekiyor. Aksine BDT diyalogu nesne modunda çalışıyor ve düşüncelerin doğru olup olmadıkları değerlendiriliyor. Ek olarak danışan ilgi görmeme konusunda nedenleri analiz etmeye devam etmesi için cesaretlendiriliyor, düşünme süreci sonlandırılacağı yerde düşünme kavramsal olarak sürekli hale getiriliyor.

Tamamı:

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s