Buddhists

“I made it… I’m making a decision to produce a particular sentence.. I have no awareness of when I decided to make that decision it just happened… I don’t even know what sentence I’m producing until I hear it. So there’s… I think there was a decision… But deep in the realm of the unconscious and inaccessible conciousness… Well here there are questions we can ask:

Can we work out the mental acts that are taking place when we choose to select a sentence?

Can we find the areas of the brain that involved in those activities? And those domains we can make make a degree of progress in fact I think there is progress… Both in working out the nature of the mental act sending the discovery of the brain areas that are implicated -not what the brain areas are doing that’s beyond what we understand- but at least what areas are involved…

Well all of that is the easy question if you like but it’s one that intermingles conscious and unconscious in such a way that you really can’t extricate the conscious fact…

In fact if you try to introspect about what we call… I mean most of your use of language almost 100% 99% of it is just internal… and it’s uh psychologically impossible to empty your mind and not think about something… Maybe Buddhists can do it but I can’t.”

Noam Chomsky

08:10-10:02

***

Usta hikayeci metaforu

Usta hikayeci zihnin durmak bilmez anlatısı, değerlendirmesi, kuralları için bir metafordur. Russ Harris tarafından oluşturulan benzer metaforlar da aynı noktaya değinmek için kullanılabilir. Bunlardan biri sonu gelmez kelime akışı üreten Kelime Makinesi veya her şeyi isteyen ve istediği olmayınca tepinen Şımarık Çocuk olabilir. “

“İnsan zihni dünyanın en büyük hikaye anlatıcısıdır. Asla susmaz. Her zaman anlatacak bir hikayesi bulunur ve onu daima dinlememizi ister. Tüm dikkatimizi talep eder ve dikkatimizi çekmek için her şeyi söyleyebilir, bu acı verici, edepsiz veya korkunç olsa bile. Anlattığı bazı hikayeler doğrudur. Bunlara gerçekler deriz. Ama anlattığı çoğu hikaye pek de gerçek olarak nitelendirilemez. Daha çok görüş, inanç, fikir, tutum, varsayım, yargı, öngörü ve benzerleridir. Bunlar dünyayı nasıl gördüğümüzle ilgili hikayelerdir, ne yapmak istediğimizle, neyin doğru veya yanlış olduğunu düşündüğümüzle, neyin adil veya adaletsiz olduğunu düşündüğümüzle ilgili. Burada sizin ve benim yapmak istediğimiz şey bir hikayenin ne zaman işe yarar olup olmadığını anlamayı öğrenmek. Bu etkinliği yapmak istiyorsanız, gözlerinizi 30 saniyeliğine kapatmanızı ve zihninizin şu anda size anlattığı hikayeyi dinlemenizi istiyorum.”

Bu süreçte danışanlarınızla zaman harcayın, zihinlerinin hikayesinin doğru olup olmadığı ile ilgili tartışmayın bunun yerine düşüncelerin işe yarar veya işe yaramaz olduğunu ve onlar için önemli olan şeyleri yapmalarını engelleyip engellemediğini fark etmelerini isteyin. Bu metaforu seansta kullandıktan sonra, “Usta hikayecinin bugün zoraki dinleyicileri var.” veya “Kelime makinası seri üretime geçti.” şeklinde hikayeye geri dönebilirsiniz. Bu, seans esnasında oluşacak bilişsel birleşmeye atıf yapmak için bir kısayol olarak kullanılabilir.”

***

Deneyimin iki yolu: Modlar

Düşünce ve inançları olaylar olarak deneyimlemek yani onları nesneleşirmek tipik bir durum değildir. Genelde algılar gibi, kişinin tıklayan bir saati veya çatılara yağan karı deneyimlemesine benzer şekilde doğrudan deneyimlenirler. Buna rağmen bilişler, bir duygu veya bir düşünce olarak da deneyimlenebilirler, gerçek dünyanın kendisiymişler gibi değil. Normalde düşünce ve duygularımızı içsel olaylar olarak görmeyiz: onları gerçeklikle birleştiriz. Sanki dış dünyayı ve kendimizi görür gibi dış dünyadaymışlar gibi görürüz, fakat onlar gördüğümüz her şeyi renklendiren filtreler gibi davranırlar. Düşüncelerimizi dış dünyadan bağımsız içsel temsiller olarak görmekte başarısız oluruz. Düşünce ve inançların, kendimiz veya dış dünya ile ayrıştırılmamış şekilde algılandığı sık görülen bu tip deneyimlemeyi “nesne modu” olarak adlandırdım. Normalde bilinci ayrıştırılmamış halde deneyimleriz, iç ve dış olaylar ile düşünce ve algılar arasında ayrım yapmadan.

Nesne modu, düşüncelerin kendilik ve dünyadan ayrı olaylar olarak bilinçli şekilde gözlemlendiği, “metabilişsel deneyimleme modu” ile çelişir. Bu olaylar basitçe bir çeşit temsildirler ve farklı derecelerde doğruluk barındırırlar. Bu modda bireyin düşüncelerle ilişkisi, geri çekilip onları bilinçli deneyimin çok yönlü panaromasının bir parçası olarak gözlemlemektir.

Metabilişsel mod, BDT’deki olumsuz inançları belirlemek ve bunlara meydan okumakla aynı değildir. BDT’de terapist hastanın inancına gerçeklik derecesi bakımından meydan okur, fakat bu meydan okuma düşüncenin deneyimlenme şeklini değiştirmeyebilir. Metabilişsel modu deneyimlemek, bu moda geçmek ve bu modu deneyimlemekle ilgili pratik gerektirir. Bu, düşüncenin doğruluğundan bağımsız olarak içsel deneyimlerle ilişkilenmeyle ilgili bir beceridir. Bu beceri pratikle kazanılır. Metabilişsel moda yaklaşarak ve bunu deneyimleyerek, bu tür bir işlemleme için gerekli metabilişsel mekanizmalar ve süreçler güçlenir ve gelişir. Diğer bir deyişle, metabilişsel modu deneyimleyerek, birey bu aktiviteyi sağlayan metabilişsel programı şekillendirmeye ve güçlendirmeye başlar (örnek: prosedürel bilgi).

Metabilişsel modda daha ileri bir deneyim mümkündür ve bu metakognitif terapide istenir. Bu, “mesafeli mindfullness” deneyimidir. Bu bağlamda “mindfulness” düşünce veya inancın nesnel farkındalığına, “mesafeli” ise iki faktöre atıf yapar:

(1) düşünceye cevap olarak herhangi bir bağlamsal veya baş etme ile ilgili aktivitelerden kopmak ve (2) bilinçli kendilik deneyimini düşünceden ayırmak.

Bu ikinci faktör bireyin düşünceyi algılayan ve ondan ayrı bir şey olduğunun farkındalığından oluşur. Böylece, olumsuz inanç veya düşünce kendilik sınırlarının dışına taşınabilir, benlik-tasarımından ayrılabilir ve öz düzenleme ile ilgisiz hale gelir. Kişi kendini veya dünyasını buna referansla tanımlamamaya başlar.”

***

Mindfulness Meditasyonu

Mindfulness meditasyonu farkındalığa giren daha fazla nesneyi aydınlatan sahne ışığına benzetilebilir. Faydaları zihindeki kişisel koşullanmaların farkındalığı ve zihnin kendi doğasını anlamaktır.

Meditasyon komutu “anbean farkındalığa hakim olan şeyi fark et.”tir. Mindfulness meditasyonu; rahatlamış, deneyimin değişen elemanlarına dikkatin anında ve doğal olarak hareket halinde olduğu seçimsiz farkındalık için kapasite geliştirmemize yardımcı olur. (Seçimsiz farkındalık bile niyet içerir; bu durumda niyet seçmemektir fakat dikkatimizin nerede olduğunun farkındalığında kalmayı içerir.) Mindfulness meditasyonu daha yönlendirilmiş şekildedir. Örneğin mindfulnessta başlangıçtaki egzersizlerden biri, “gözleri kapatıp sesleri dinlemek ve seslerin sana gelmesine izin vermek”tir. (Doğa yürüyüşü yapmaktan hoşlanan insanlar bunu doğal olarak yaparlar.)

Meditasyon; oturarak, ayakta, yatarak veya hareket halinde iken yapılabilir. Mindfulness meditasyonunu öğrenmek zor değildir, bunu herkes yapabilir. Meditasyona yeni başlayanlar mindfulness meditasyonunun ne olduğunu ve ne yaptığını sıklıkla yanlış anlarlar. Mindfulness mediasyonu bir gevşeme egzersizi değildir; bazen, farkında olunan nesne rahatsız edici ise tam aksi bir etkisi olur.

Hayattaki zorluklardan kaçınmanın bir yolu değildir, çünkü mindfullness meditasyonu onlardan ayrışmadan önce zorluklarımıza daha da yaklaştırır. Kişilik problemlerimizi atlamaz; kim olduğumuzla ilgili farkındalığa götüren yavaş ve nazik bir süreçtir. Nihayet, mindfulness meditasyonu farklı bir zihin durumuna geçmeyi başarmakla ilgili değildir; anlık deneyimimizi rahatlamış, uyanık ve açık yüreklilikle karşılamakla ilgilidir. Mindfulness çalışması her duyuyu içerebilir –görme, ses, dokunma, koku, tat- düşünce ve duyguların mindful olabileceği gibi. Yine de düşünce ve duyguların baştan çıkarıcı ve gelip geçici doğası nedeni ile, mindfulness çalışmasına başlamanın kolay yolu beş duyuyu keşfetmektir.”

***

“Indians Predated Newton ‘Discovery’ By 250 Years, Scholars Say

Date: August 15, 2007

Source: University of Manchester

Summary: A little known school of scholars in southwest India discovered one of the founding principles of modern mathematics hundreds of years before Newton — according to new research. The “Kerala School” identified the “infinite series” — one of the basic components of calculus — in about 1350.”

https://www.sciencedaily.com/releases/2007/08/070813091457.htm

***

“The inhibitions, caused by a series of Chera-Chola wars in the 11th century, resulted in the decline of foreign trade in Kerala ports. In addition, Portuguese invasions in the 15th century caused two major religions, Buddhism and Jainism, to disappear from the land. It is known that the Menons in the Malabar region of Kerala were originally strong believers of Jainism.”

https://www.wikiwand.com/en/Kerala

***

“Jainism is a transtheistic religion,[48] holding that the universe was not created, and will exist forever.[38] It is independent, having no creator, governor, judge, or destroyer.[39][49] In this, it is unlike the Abrahamic religions and the theistic strands of Hinduism, but similar to Buddhism.”

https://www.wikiwand.com/en/Jainism

***

psikoserum tarafından yayımlandı

Kocaeli Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: