form of my heart

Depresyon “feeling blue” gibi değildi benim açımdan.

Depresyonda renk yok.

Siyah beyaz bile yok denebilir.

O nedenle depresyondaki bir kişiyi daha fazla “blues” ile itelemeyiniz.

Bitmeyen bir yas gibi depresyon.

***

Bipolar bozukluk da “inişlerim çıkışlarım” şarkısı gibi değildir.

İçindeki sırmış da, bu kısır döngüleriymiş de bilmem neymiş de.

***

Zuhal Olcay’ın bir şarkısı vardı bu yıldızlı gökler ne zaman başladı dönmeye kimse bilmez falan filan.

Bu da ergenliğe girişi anlatan bir şarkı, çünkü ergenlik gerçekten de gökten inen bir şey gibi iniyor biyolojik olarak beyne.

Ergen bilmeyebilir bunları.

***

Daha önce bipolar bozukluğun görece daha kolay başedilebilen bir versiyonunun tanısını almış bir kadınla tanışmıştım.

Onun da eğlencesi olmuştum.

Aslında onun için eğlence olan şey şuydu:

Kendine benzeyen birini gözlemleme fırsatı edinmişmiş.

İnsanlar sizin “laboratuarınızda” inceleyeceğiniz sıçanlar değildirler.

***

Daha da önce aşka bakış açısından sıçanlar üzerinde dopamin hormonu ile yapılan bir deneyden bahseden bir kadınla tanışmıştım.

İnsanlar sıçan değildir.

Deney sanırım şuydu:

Dopamin verilen sıçan sadece tek bir sıçanla çiftleşmeye başlıyormuş.

***

Özetle aşk hormonu, bağlılık hormonu, şunlar bunlar.

İşler bu kadar basit olsaydı psikiyatristler verirdi hormonu bu iş biterdi.

Engin

psikoserum tarafından yayımlandı

Kocaeli Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: