Genel

Riskleri tanımak

PsikoSerum

J. C. Norcross, J. D. Guy (Leaving at the office a guide to psychotherapist self care)

Psikoterapi yaparken karşılaşılan risklerden öne çıkanlar

Hasta Davranışları

Saldırgan aktarım

İntihara dair sözler ve terapiste yönelik öfkeli girişimler

Ağır depresyon

Apati, motivasyon azlığı, erken sonlandırma, pasif agresif davranış (geri çekilme, bilgi saklama)

Malpraktis nedeni ile dava edilme

Hasta şiddeti (fiziksel saldırı, tehdit)

Ölümcül hastalığı olan hastalar

Aşırı direnç

Bağımlı kişilik

İş koşulları

Örgütsel politikalar

Yönetilen bakım

Aşırı dosya işleri

Aşırı iş yükü

Zaman planlama sınırları

Kendini işe aşırı verme

Yüksek beklentiler

Aşırı kural ve düzenlemelere itaat

Yönetsel kararlardan uzaklaştırılma

Düşük maaş

Sekreter yetersizliği

Zaman baskıları ve deadlinelar

İş arkadaşının kötü davranışları

Kurumlarda yeni fikirlere kapalılık

Duygusal tükenme

Sıkılma

Fiziksel tükenme/Aşırı yorgunluk

“Psikodinamikleri” iş yerinde bırakmanın zorluğu

Danışanın sıkıntılarını “50 dakikalık” saate sığmamasını çözme isteği

Danışanın psikopatolojisi ile özdeşim kurma

Şefkat yorgunluğu/ikincil travmatizasyon

Tekrarlayan duygusal gerilim

Terapötik başarının yokluğu

Kariyer seçimi konusunda şüpheler

Önceden var…

View original post 115 kelime daha

Genel

Eğitimde Kuantum Modeli

PsikoSerum

Einstein’a göre her şey göreceli değildir, ışığın maximum hızı sabittir. Evrende başka sabitler de vardır. Einstein’dan çıkıp her şey göreceli şu göreceli bu göreceli diye size retorik yapan varsa yemeyiniz. Sonra post-truth çağında yaşıyoruz yandım anam dersiniz.

Bazıları kuantum fiziğindeki mikroevrene özgü istatistiksel dalga fonksiyonundan da aslında evren bildiğimiz gibi değilmiş DEMEK Kİ hiçbir şey bilinemez diye retorik de yapabilir. Toplum, insan, ekonomi şu bu mikroevrende yaşamıyoruz. Einstein evreninde de yaşamıyoruz.Fizikçiler halk anlasın diye kendi bağlamlarındaki şeyi sözcüklere çevirirken böyle açıklamalar yapabilirler. Bu açıklamaları sadece fizikçiler yapabilir. Fizikçinin sözel açıklamasından başka sözelci sosyal bilimsel bilim çıkaramaz.Sosyal bilim yapacaksanız kendi biliminizden kendi verilerinizi mi toplarsınız, kendi mikrobağlamınızda grup, birey vb. vaka analizi mi yaparsınız, kendi dalga fonksiyonunuzu mu kurarsınız ne yaparsanız yapın. Ama retoriği bırakın artık.

Opportunities in Horizon Europe for Govsatcom, Quantum and AI -  Groundstation

Ki zaten verilerle çalışan sosyologlar benim eleştirdiğim şeyi yapıyor değildirler. Metinle yorumla veri olmadan neye dayandığı belli olmayan kuramlarla yani eğitimde kuantum modeli vb…

View original post 104 kelime daha

Genel

Açgözlülük,haset

Yazılarım

Zack Zdrale, 2018

Açgözlülük libidinal, haset ise anti-libidinal çerçevede okunuyor.

Açgözlülüğün içinde, kendi içine doldurmaya yönelik sonu gelmez bir çaba var. Bir şey var ve bunun ötekine verdiği hazzın yok edilmesinden çok kendisinin doyumsuzluğu ön planda oluyor. Doymaya bakıyor, işine bakıyor gibi. Dolduruyor, hazzı arttırıyor. Ne kadar engellenirse o kadar hırsı artıyor. Çünkü istiyor, saldırıyor. Doyumun içeriği karmaşıklaşıyor. Artık istekler birbiri içine giriyor. İstemenin içeriği tamamen düğümleniyor gibi. Açgözlülüğün içinde talebi barındırması, alabileceğine olan inancını da içeriyor. Talebinin keskin ve sürekli olması da hak etme teması ile incelenebilir.

Haset ise bu karşılaşmada tamamen yıkıcı boyutta ele alınabilir. Doldurmak yerine boşaltıyor, kurutuyor. Hazzı tamamen varlıktan kaldırıyor. Hem kendi için hem nesne için. Talep noktasında, kendine yönelik bir talebi yok. Yalnızca yokluğa yönelik bir işleyiş var.

View original post

Genel

‘bir böceğe dönüşsem yine de beni sever miydin?’

“Kişi, kendi bedenine ‘nefretle, küçümseme ile, hoşnutsuzluk ile’ baktığında çoğunlukla ‘sevilebilir olmadigina ait bir duygusu vardır.

Bu kişiyi kendisiyle ilgili derin bir çıkmaza sokar. Görünebilir olmak, ötekinin gözündeki imgenin kontrol edilebilir olmaması ciddi bir endişe yaratır.”

Yazılarım

Küçük Büyük’e dedi ki, ‘Ama bir böceğe dönüşürsem beni yine de sever ve
bana sarılır mıydın?
“Elbette” dedi Büyük, “böcek ya da değil, ne olursa olsun seni her zaman seveceğim”.
“Ne olursa olsun?” dedi Küçük.”Ya bir timsah olsaydım?”

Büyük, ‘Sana sımsıkı sarılır, her gece yatağına yatırırdım’ dedi.
(Gliori, 1999, s. 10)

.Beden imgesi sürekli dalgalanır ve ilk özdeşimlerin yeniyi inşa ettiği bir süreçte şekillenir. Schilder (1950) Sabit bir duruşu yoktur.

Bir yandan beden de zaten sürekli değişir. Yaralanır, büyür, genişler, kızarir, morarir, çizilir, küçülür, sarkar, bollaşır, sıkılaşır…

Yenidoğan, birincil nesnesinin bakışı ile varlığa çıkar. Onun gözünün içindeki parıltılara, duygusal renklere aşırı duyarlıdır.

Annesel nesnenin, bebeğe bakarken boş mu baktığı, nefretle mi baktığı, kendini görmek için mi baktığı yoksa şefkat ve sevgi dolu mu baktığı ile bebeğin kendisini, bedenini algılayışı şekillenir.
……..
Kişi, kendi bedenine ‘nefretle, küçümseme ile, hoşnutsuzluk ile’ baktığında çoğunlukla ‘sevilebilir olmadigina ait bir duygusu vardır.

Bu kişiyi kendisiyle…

View original post 95 kelime daha

Genel

Interviewing: Fuck For The Forest

“Sex and bodies is the fundament of a lot of advertising, mostly for stupid products and ideas. FFF is an expression against this way of exploiting sexuality to confuse sexual frustrated humans.”

Vamos Falar de Sexualidade Blog

In what way do you think that your movement helps defending Forest rights, through sexuality, eroticism and pornography?

There are many great ways of getting attention for a cause. Still in our crowed world many good expressions get lost in all the chaos. It is not always easy to get heard. Sexuality gives attention. Sadly mostly for commercial reasons and self-gain, something that has given pornography and erotic expressions a bad image. Very few people dare to explore sexuality for positive reasons. So we thought it was a good way to both show you can create erotic material for social change and get attention for good ideas – exploring the erotic world. Sex and bodies is the fundament of a lot of advertising, mostly for stupid products and ideas. FFF is an expression against this way of exploiting sexuality to confuse sexual frustrated humans.

What have you’ve been learning with…

View original post 1.167 kelime daha

Genel

Graham Clarke’ın Freud’un topografik kategorileri ile Fairbairn’in nesne ilişkileri modelini entegre çalışması

Yazılarım

Clarke,G. (2004)

Clarke (2004), Freud ve Fairbairn’in yapısal modellerini kuramcıların psişik enerji ve yapılanma hakkındaki farkılılıklarından dolayı birleştirmenin imkansız olduğunu söyler. Fairbairn, Freud’un topografik kategorilerini kullanmış ve benliğin bölünmesini baz alarak parçalanan benliğin bilinçdışı parçalarının nesne ilişkilerini oluşturmadaki dinamiğini işlemiştir.

Fairbairn’in yapısal modelinde 3 kategori vardır: merkezi benlik (bilinçli), ideal nesne ( ön bilinçte), lidibinal ve anti libidinal benlik ( bilinçdışı) ve bunların ittifak içinde olduğu nesne birimleri ( heyecan verici ve reddeden nesne)

Clarke (2004) bu çalışmada, Fairbairn’in egonun bilinçdışı olarak ifade ettiği bölünmüş iki bütün-parçasının( libidinal ego- anti libidinal ego) önbilinçte temsillerinin olabileceğini söyler.

Erken dönemdeki yaralanmalar, kırılmalar, ezilmeler, büzülmeler; kötü nesnenin bilinçdışına bastırılması ile, kötü nesnenin kendisi ikiye bölünerek ( heyecan verici nesne, reddeden nesne) yapısal bir sistemi, içeriye yalnızca savunma amaçlı alabileceği iyi nesne ile, işletecektir.

View original post

Genel

‘İnsanlar böyle şeyleri nasıl biliyor?’

Yazılarım

İrit Hameiri Valdarsky (2014), çalışmasında boşluk varoluşu ve yok olma varoluşu deneyimlerini bir hastasının deneyimi üzerinden anlatır.

Her adet döneminden önce canının çikolata çektiğini bilen bir arkadaşım var; bir diğeri de her adet döneminin bel ağrısıyla geldiğini biliyor.Benim ise canımın ne zaman tatlı çektiğine dair en ufak bir fikrim yok. İnsanlar böyle şeyleri nasıl biliyor? Ben karnımın acıktığını bile bilmiyorum.

(Valdarsky, 2014)

Freud başta ‘benliğin tamamen bedensel bir benlik’ olduğunu söyler. Bedendeki duyumlar önce içgüdüsel uyaranlar şeklinde daha sonra da bilinçdışı düşlemin temsili içerisinde ifade bulur.

Kişinin, bedenine ait duyumlarının düşlemdeki ifadesinin çağrışımsal ifade zenginliği, uyarımların direkt olarak ‘algılanışını’ etkiler.

Bu vaka sunumunda da kişinin bu zihinselleştirmeden ve duyumları algılamaktan ne kadar uzak olduğu görülüyor. İnsanın ‘boşluklarından’ bir kaçı.

View original post

Genel

Sahte umutlar

Yazılarım

Nesnenin baştan çıkarıcı, umut verici kısmını kovalayan libidinal benlik; bir çok küçük, sevgi dolu ilişkisel alanı fanteziyle geliştirmek zorunda kalabilir. ” Bütün bunlar çocuğun iç dünyasında sahte umutlarla büyütülür.”( Celani,1993)

İnsan yavrusu dışarıdan içeriye aldıklarını kendi usullerince dönüştürmesiyle meşhurdur. İçeriye girenlerin, benzer duygusal renklerde kümelenerek kendilerine bir yer edinmesi ile insan, iki kutuplu bir algilayışla dünyaya bakar.

İnsanda ‘libidinal benlik’ dediğimiz parça benlik, kıpırtı uyandıran, umut veren, doyum vaad eden heyecan verici nesnenin peşindedir.

Bu nesne her zaman ‘iyi’ olamaz. Çünkü heyecan verici nesnenin temel bir özelliği heyecan uyandirip, onu orada bırakmasıdır. Asla bir doyum vermemesidir. Bazı kişilik yapılarında kişi bunu bildiği halde her seferinde, yeniden taptaze bir umutla heyecan verici nesnenin peşinden koşacaktır.

Bunu mesela bitemeyen ilişkilerde görebiliyoruz. Partneri, kişiye türlü türlü hakaretler, saygısızlıklar, sevgisizlikler yapmış olsa da kişi bir şekilde ona ‘dönmenin’ yollarını arar.

Partneri, bir davranışı, bi duruşu, sözü ile , kişi için; yeniden filizlenen bir umudun…

View original post 22 kelime daha

Genel

Aramayacağını bilerek beklemek

“Bir yandan nesneyi bekliyor olmak utanç verici olarak deneyimlenebilir ve tamamen reddedilerek , uzaklaştırılarak ‘ kendine yetebilmenin gururu’ yaşanabilir.”

Yazılarım

Gomez(1997) , bir dinamiği şöyle aktarır ” kişi telefonun başında arayacağına söz vermiş birini uzun uzun bekler, bir yandan da kişi geçmiş deneyimlerine dayanarak bilir ki, asla aramayacak. Yine de bekler.

Kişinin aslında aramayacağını bir yandan bildiği halde bekleyişini çok anlamlı buluyorum. Bekleyiş imkansız bir umudu içeriyor. Bir umut var gibi ama imkansıza açılan bir kapı olarak.
Kişinin sürekli bir yoksunluğu deneyimlemesi gibi. Mutlak yokluk içinde varlık gibi gözükenlere odaklanmak.

Kişi bunu nasıl yapabilir? Gelmeyeceğini bildiği halde nasıl bekleyebilir? Diye düşündüğümde ‘beklenebilenlerin doyum vermeyenler oluşu ‘ aklıma geliyor.

Açacak olursam, kişi çok yakınlaşması imkansız olan nesneyi ‘bekleyerek’ onu seçerek bir nevi araya bir mesafe koymuş oluyor. Yani ‘ seni bekliyorum ama bana yanaşmayacagini bildiğim için’ in güveni ile hareket edebilir.

Yaklaşma ihtimali olan ve kontrol edemediği bir yakınlığın ürküttüğü bir nesneyi bu kadar uzun bekleyemez mesela.

Kişi; evli bir insanı romantik olarak beklemek, kariyer yoludan, emeğinden bambaşka bir yolu düşlemek…

View original post 172 kelime daha

Genel

Neuroscience explanations

“Many journals require “significance statements” in which authors summarize the importance of their studies to a broader audience. In the instances of the previous paragraph, the authors could say something like this: 1) the insula contributes to conscious drug urges and to decision-making processes that precipitate relapse; 2) the fusiform gyrus (the particular area of visual cortex that responds vigorously to faces) is involved in face perception; and 3) the prefrontal cortex enhances performance of behaviors that are challenging and require attention.”

Emotion & Cognition and the Brain, by Luiz Pessoa

Although neuroscience studies are incredibly diverse, one way to summarize them is as follows: “Area or circuit X is involved in behavior Y” (where a circuit is a group of areas). A lesion study might determine that patients with damage of the so-called cortex of the anterior insula have the ability to quit smoking easily, without relapse, leading to the conclusion that the insula is a critical substrate in the addiction to smoking (1). Why? Quitting is hard in general, of course. But it turns out to be easy if one’s anterior insula is nonfunctional. It’s logical, therefore, to surmise that, when intact, this region’s operation somehow promotes addiction. An activation study using functional MRI might observe stronger signals in parts of the visual cortex when participants view pictures of faces compared to when they are shown many kinds of pictures that don’t contain faces (pictures of multiple types of…

View original post 319 kelime daha