Kink-Farkında Terapist Olmak

Caroline Shahbaz, Peter Chirinos

İlki, bir doktora dergisinin başlangıcındaki, BDSM dünyasında yaşanan gerçeklik deneyimlerini daha iyi anlamak için Caroline’in akranları tarafından dile getirilen bir dizi açık fikirli ve açık yürekli soruydu. Bu sorular açık yürekli araştırmanın doğasının merkeziydi ve Caroline’e terapötik ayrışmaya bir köprü kurması için rehberlik etti. İkinci olay tam tersini gösteren, bir grup Jungçu psikologun 2011’de gösterime giren “Tehlikeli İlişki (A Dangerous Method)” filmindeki spanking sahnesine verdiği olumsuz tepkiydi.

Tehlikeli İlişki - film 2011 - Beyazperde.com

Bu, psikoterapideki kurumsallaşmış kink-fobisine karşı farkındalık yaratmak için aciliyet yaratan bir durum oldu. Cinsel olarak marjinalize edilmiş topluluklar ve psikoterapötik topluluklar arasında köprü kurma ve on yıllardır süren malpraktisi çürütme çağrısının sesi gitgide yükseldi. Caroline inanıyor ki psikoloji, özellikle psikoterapi; dinlemek, anlamak ve birey ve grupların psişelerini otantik şekilde ifade etmelerini geliştirmekle yükümlüdür. Aynı zamanda anlamakta güçlük çektiği ötekileştirilenlere; destek olmak, onları patolojik hale getirmemek, dolayısıyla güçlendirmek gibi sosyal bir sorumluluğa sahiptir. Marjinalize edilen bu cinsel olguyu anlamaya çalışan az da olsa profesyonelin sayıca artıyor olması olumlu bir işarettir.

BDSM alt kültüründeki bir başka sembolizm örneği derinin çok katmanlı sembolizmidir. Siyah deri kıyafetler sembolik olarak kişinin aynı zamanda insanın doğasındaki karanlık tarafına işaret eder. Jung bunu “Gölge” diye açıklamıştır. Hem kişisel hem de kolektif bir gölgeye dikkat çekmiştir. Gölge doğası gereği bilinçdışıdır ve dolayısıyla tanımlaması zordur; çoğu psikoterapist nadiren, kişisel, kişiler arası ilişkiler ve kimliklerdeki gölge tarafını çalışır. BDSM’le ilişkili olan pratikler, ritüel ve semboller bilinçli olarak bireysel gölge ile angaje olurlar. Geleneksel olarak, psikoterapistler klinik çalışmalarında gölgeyi tespit etmek veya gölgesel elemanlarla çalışmak konusunda eğitimli değildirler. Ana akım terapistler problemlerin bilişsel ve davranışsal yönlerini keşfetmek ve psikiyatrik bozukluklar konusunda eğitilmiştir. Danışanların hikayelerindeki sembolik ve arketipsel metaforları açmak için teorik çerçeve veya becerilere sahip değildirler. Klinik çalışma analitik perspektife göre aşikar olan mitsel bağlantıları ve daha derin bilinçdışı anlam düzeylerini keşfetmekte yetersiz kalır. Böylece bir çok psikoterapist danışanlarının gizli, bastırılmış unsurlarını keşfetmelerine yardım etmek gibi zengin psikolojik fırsatlarını kaçırır.

BDSM’nin istismar amacı ile kullanılıp kullanılmadığını tespit etmek zordur, özellikle yapılan aktiviteler terapistin “midesini bulandırıyorsa”. —Margie Nichols, 2005

Terapistin danışanın endişeleri yerine alışıldık olmayan cinsel arzularına odaklanacağından korktukları için alternatif cinsel hayata sahip olan bireylerin danışma almaktan çekindikleri, etnografik raporlar ve araştırmalarda açıkça görülmektedir. Kişiler terapistin onları cinsel arzuları veya hayat tarzlarından ötürü deli veya hasta olarak düşüneceklerinden korkabilirler. BDSM veya diğer alternatif topluluklardan danışanlar; onları çabucak patolojize eden eski terapistlerinin kabul etmeyen ve yargılayıcı tutumlarıyla daha da fazla marjinalleştirilmiş, yabancılaştırılmış hatta travmatize edilmişlerdir. Sub erkek bir danışan: “Ona danışmak çok olumsuzdu. Ona (terapist) BDSM’ye ilgili olduğumu söylediğimde kafasını salladı sanki “Heee, biliyorum onu.” der gibi. Benim için ne anlama geldiğini sormadı onun yerine beyin ameliyatının psikiyatrik versiyonunu üzerimde uygulamak zorunda olduğunu söyledi.” Başka bir vakada kadın bir sadomazoşist: “Yıllar önce detaylarına girmeyeceğim bir psikolojik danışmaya başvurdum, basitçe A problemi diyelim. Terapist, A ile ilgili bir problemim olduğun konusunda benimle hemfikirdi. Terapiste güvendim ve rapport olduğunu sandım. Sonra, birkaç ay geçti ve BDSM’ye atıf gündeme geldi. Böylece o zamana kadar açık fikirli bir insan olan terapiste kendimi açtım. Cevabı neredeyse şiddetti. O noktadan sonra A problemi çöpe atıldı. Problemim “açıkça” SM idi. Sadece “bırakmam” gerekiyormuş.

Ötekileştirme Bilinci

Ötekileştirme bilinci geliştirmek yaygın kanıyı eleştirel bir şekilde dinlemekle başlar, sonra susturulan ve kaçınılan konulara metaforik ve gerçek anlamda bir ses olmakla devam eder. Örneğin “Ben nasıl ötekileştirildim?” sorusu terapistin kendi örselenmesi hakkında daha bilinçli olmasını sağlar, bu genelde yanlış anlaşılan azınlık gruba ve üyelerine yansıtılır. Dışlanmakla ilgili kendi bireysel acımızı belirlediğimizde, çevremizdekilere karşı daha bilinçli ve duyarlı oluruz ve ötekileştirme sürecinin yaratılıp devam ettirilmesine nasıl katkıda bulunduğumuzu fark ederiz. Terapötik topluluktaki kişileri kendi insanlıkları ile temas kurmaları konusunda cesaretlendirerek, profesyonel ötekileştirme konusunda farkındalık yaratabiliriz. Bu farkındalıkla, biz psikoterapistler kink fobisinin, ötekileştirmenin bir semptomu olduğu hakkında anlayış, eğitim, yaygınlaştırma çalışmaları yapabiliriz.

Yazarın umudu ötekileştirme-farkındalığını yaygınlaştırmanın, terapötik uygulamayı, psikoterapi mesleğini ve araştırmayı dönüştüreceğidir. Nitekim, psikolojik etiketlemenin yanlış anlaşılan azınlıkları nasıl patolojize ettiğini ve yargılamaya yol açabileceğini anlamak iyileşmeye genel anlamda katkı sunabilir. Psikoterapötik profesyoneller olarak, yanlış anlaşılan ve patolojize edilen bu kültürel grubun döngüsünü kırmak bizim sosyal ve etik sorumluluğumuzdur. Bunu eleştirel düşünmeye ihtiyacı güçlendirerek ve yaygın anlayışımızın dışında ortaya çıkan cinsel ifadeler hakkında doğru bilgi sağlayarak yapabiliriz.

Image

Shahbaz-Chirinos Sağlıklı BDSM Kontrol Listesinden alınan aşağıdaki sorular klinikte çalışan terapistler için bir rehberdir ve BDSM ilişkisi olan danışanın istismara uğrama potansiyelini, kafa karışıklığını, rızanın varlığını ve derecesini belirlemek için gereklidir:

1. Rızaya dayalı BDSM’den ne anlıyorsun?

2. BDSM partnerlerinle rıza ile ilgili konuları konuştunuz mu?

3. İlişkinde rızaya dayalı BDSM’yi nasıl tanımlarsın?

4. Rızaya dayalı BDSM’yi nasıl pratiğe döküyorsun?

5. Dom veya sub olmasından bağımsız olarak; ilişki dinamiğinde yapılacak değişimlerde tüm tarafların rızası gerekli midir?

6. İstesen ilişkiden ayrılmayı seçebilir misin? Evetse bu süreçte ne gibi destek ve engellerle karşılaşırsın?

7. Güç değişimi ilişkisindeki Dom taraf otoritesi altındaki kişilere etik sorumluluk yaklaşımı gösteriyor mu?

8. İlişkinin sona ermesi durumunda ne tür planların (fiziksel, psikolojik, ekonomik) var? Danışan uzun süreli ilişkideyse, ilişki dinamiğinin içindeki iyi oluş derecesini keşfetmek önemlidir.

9. BDSM’ye katılman sonucunda saygıdeğer ve değerli hissediyor musun? Evetse, bunun kişisel ihtiyaçların, isteklerin ve arzularınla örtüşmesi ne durumda?

Genel iyi oluşun yokluğu baskı ile oluşturulan rızayı gösterebilir ve potansiyel olarak sağlıksız olarak düşünülebilir. İlişkideki zorluklar bilgilendirilmiş onama dair alanın sınırlarının belirsiz olması ile ilgili olabilir (ör: rızanın varlığı, ilişki dinamiğinin değişimi, ilişkiyi sonlandırma ve iyi oluş). Yukarıdaki sorular danışanın rıza ile ilgili iç görüsünü geliştirmek amacı ile terapist tarafından kullanılabilir.

Image

Çeviri: Engin Özçiçek

Image
%d blogcu bunu beğendi: