Mantık Temelli Terapi ve Gündelik Duygular

Vaka temelli bir yaklaşım

Elliot Cohen

Mantık Temelli Terapi Uygulaması: Bir Vaka Örneği

Açıkçası, insan varoluşunun problemlerle dolu olan bir kısmı kişiler arası ilişkilerdir, örneğin “doğru insanı” bulma. Bu görev aşılmaz bir dağ gibi göründüğü zaman, hüzün yaygın bir duygusal tepki olur. MTT’nin bu tür bir probleme nasıl yaklaşacağı ile ilgili genel bir fikir vermesi bakımından, Sarah vakasını düşünün, 36 yaşında, heteroseksüel, “ölüm bizi ayırana dek” yaşayacağı erkeği bulamayan bir kadın. Yakın zamanda, internetten tanışmayı denemiş fakat bir sonuca ulaşamamış. “İnternetten tanışmak doğru insanı bulmak için hiç düşündüğüm bir şey değildi; ama bu bile işe yaramadı. Bazıları şişkoydu, bazıları keldi; ve diğerleri, şey, hiç oraya girmeyelim bile.”

Dr. Roderick Hart’a açıklamasında “İstediğim son şey biriyle internetten tanışmaktı, ama bu bile işe yaramadı. 36 yaşındayım; hayatımın sonuna kadar yalnız kalacağım. Ne biçim hayat bu?” dedi. Sarah’nın mantıksal sürecinden yaptığımız alıntılara göre, mantık eliptik ve eksik, mantıkçıların örtük tasım (enthymeme) dedikleri şey. “Duygusal mantık yürütme”sinde Sarah’nın kayıp varsayımlarını göstermek, mantıksız varsayımlarını tespit etmek, varsa bunları çürütmek ve Rehber Erdemler’in ve felsefe teorilerine kazınan antik bilgeliğin gücünü kullanmak ve onu depresif düşünme tarzından kurtarmak Dr. Hart’ın işiydi.

Mantıksal parçaları bir araya getirerek, Sarah’nın yalnızlığına ve boşluk hissine empatik yansıtma uygulayarak, Hart Sarah’nın duygusal mantık yürütmesi üzerine düşündü, boşlukları doldurdu ve aynı şeyi anladıklarından emin oldu.

“Yani diyorsun ki, eğer doğru insanı şimdiye kadar bulamadıysan o zaman yalnız ve boş bir hayatı yaşamak kaderin oldu. Bu erkeği şimdiye kadar bulamadığına göre, bu tür bir hayat yaşamaya çektin kendini.”

“Evet, tam da böyle.” Diye yanıtladı Sarah. Ortaya çıktığına göre, Dr. Hart şimdi danışanın duygusal mantık yürütmesinin varsayımlarına meydan okuyabilir.

“Doğru erkekle tanışmadığını söylüyorsun; ama hiç seni ciddiye alan biriyle karşılaştın mı?” diye sordu Hart.

“Evet.” Dedi Sarah. “Ama her birinde de bir sorun vardı.” “Yani mükemmel değillerdi?” “Mükemmele yakın bile değillerdi!”

“Yani en az mükemmele yakın olmalılar?”

“Evet, öteki türlü ben yetinmiş olurum.”

“Yani bu mükemmel veya mükemmele yakın kişiyle tanışmak zorunda olduğunu ve eğer tanışamazsan yetinmiş olacağını ve sonsuza kadar mutsuz olacağını düşünüyorsun?” “Doğru.”

“Ama kimse mükemmel hatta mükemmele yakın bile değildir, yani bu tür bir insanlarla tanışma talebin “doğru insanı” bulamayacağını garantiliyor.”

Bu şekilde Dr. Hart Sarah’nın hüznünü devam ettiren duygusal mantık yürütmeyi ortaya çıkarıyor, mükemmellik talebi uğruna kendini sabote eden, mantıksız bir çerçeveye oturduğunu gösteriyor. Ama insan mükemmel olmayan bir dünyada yine de anlam, mutluluk ve amaç bulabilir mi? “Doğru insan”ın kim olduğu öznel bir şey olup hiç de evrenin kumaşında olmayan bir şey mi? Bu anlamları kendimiz mi tanımlıyoruz?

MTT’nin Büyük Hataları ve Rehber Erdemleri

MTT’nin 11 Büyük Hatası rasyonel davranış ve duygusal mantık yürütmeyle ortaya çıkan hatalı düşünme biçimleridir. Bu hatalar:

Mükemmellik Talebi, Berbatlaştırma, Lanetleme (kendini, başkalarını veya evreni), Yapamam Kabızlığı, Çoğunluk Mantığı, Görev olarak Kaygı, Manipülasyon, Dünya Benim Etrafımda Dönüyor, Aşırı Basitleştirme, Olasılıkları Saptırma ve Körlemesine Tahmin.

Her Büyük Hata’nın karşılığı olan bir Rehber Erdem vardır ve bu yeni bir olumlu yönelim sağlar. Böylece kişi hatasını bularak aynı zamanda çabalaması gereken erdemi de bulur. Örneğin, kendi kavramsallaştırmasına göre “mükemmel veya mükemmele yakın” olmayan erkekleri reddeden Sarah Mükemmellik Talebinde bulunuyor. Mükemmellik talebine karşılık gelen Rehber erdem ise, Metafizik Güvendir. Metafizik Güven, gerçekliğin kendisinin mükemmel olmayan doğasını kabul etmeyi içerir, insan gerçekliğini de; böylece MTT’ye göre, Sarah’nın amacı insanların mükemmel veya mükemmele yakın olmaması fikrine derinden şükran, kabul ve güven seviyesi yakalamasıdır ve aksi fikrin tüm insanlığı reddetmeye gideceğini kabul etmesidir.

Image

Büyük Hatalara karşılık gelen Rehber Erdemler

Image

Büyük hata -> Rehber Erdem -> Felsefe

MTT’nin birincil amacı, yalnızca bireylerin ketleyici veya yıkıcı duyguları aşmalarını sağlamak değil aynı zamanda erdemli yaşamalarına ilham vermektir. Bu iki uçlu amacı gerçekleştirmek için MTT’nin uyguladığı yöntem kişinin davranışsal ve duygusal problemleriyle yapıcı bir şekilde baş etmesini sağlayan altı basamaklı çerçevedir:

1. Duygusal mantık yürütmeyi belirle

2. Varsayımlardaki Büyük Hataları kontrol et

3. Varsa Büyük Hataları çürüt

4.Her hata için Rehber Erdemleri belirle

5. Rehber Erdemi destekleyen canlandırıcı bir felsefe bul

6. Felsefeyi eylem planına eklemleyerek uygula

Bu 6 adım hayattaki problemlerle yüzleşmek için mantıksal bir çerçeve sağlar. Bu çerçeve cana yakındır ve farklı inanç sistemlerinde çalışılabilirdir. Bu demektir ki, MTT bireylere hangi felsefi perspektifi seçeceklerini söylemez aksine birbiri ile çelişen geniş perspektif kümesinden seçim yapmalarına izin verir, öyle bir felsefe ki, onlar için, “canlandırıcı” veya ilham vericidir. Örneğin, ateist bir danışan bir problemle baş ederken Jean Paul Sartre’ın kendini-tanımlayan felsefesinden ilham alabilir zira bu felsefede karar verme gücü tanrının elinden insanın eline verilmiştir; imanlı bir teist ise eylemlerinde ilham verici olarak Aquinas’ın özcü görüşünü tanrının istediği gibi olmak olarak alabilir. Bu bakımdan, MTT pragmatiktir. William James’in sözleri ile, gerçekliği veya felsefi bir doğruyu “maddi değeri” bakımından algılama eğilimdedir yani danışanın kendini sabote eden veya yıkıcı duyguları ile baş etmesinde ne kadar işe yaradığı ve Rehber Değerlerle daha üst bir insani mesaja öykünmesinde ne kadar işe yaradığı bakımından.

Image

Mükemmellik Talebine karşı Metafizik Güven

MTT’ye göre Mükemmellik Talebinin Rehber Erdemi “Metafizik Güven”dir. Bu, gerçeklikteki kusurları kabul etme alışkanlığıdır. Rutin olarak, metafizik güvendeki insan uzay-zamandaki nesnelerin bulunduğu dünyadaki kusursuzluklara hazırlıklıdır ve bunları kabul eder. Kendisi ve diğer insanların yargılamada ve algılamada yanılabilir olduklarını, her zaman rasyonel olmadıklarını, değişimi etkilemek için bilgi ve güçlerinde sınırlı olduklarını kabul eder; kötü şeylerin olabileceğini ve olduğunu, insanların, ulusların hatta uluslararası toplulukların her zaman adil olmadıklarını, doğal felaketlerin olduğunu ve riskin hayatın bir parçası olduğunu kabul eder. Gerçekçi olasılıklar içerisinde umutlu kalır, evrenin belirsizliğine karşı mutevazıdır ve bilgiye güçlü bir açlık duyar fakat her şeyi bilmediği için de öfkelenmez. Böyle bir insan kontrol kabiliyetinin ötesinde olan şeyleri kontrol etmeye çalışmaz fakat kontrol edebileceği şeylerde uzmanlaşmaya odaklanır. Bu demek değildir ki metafizik güvende olan bir kişi, staükoya boyun eğicidir veya iyi bir iş çıkarmayı istemez. Böyle bir insan kesinlikle yıldızları hedef alır fakat yıldızlara iniş yapmayı talep etmez. Gereksiz strese yol açan ikinci taleptir ve metafizik güvendeki kişi hedefine ulaşmayı tercih ederken, bunu talep etmenin stresinden kaçınır.

Image

Çeviri: Engin Özçiçek

Image