Etkileşim Analizi

Nossrat Peseschkian
Pozitif Psikoterapi – Yeni bir Yöntemin Kuram ve Uygulaması

Partnerler arasındaki etkileşim evreleri –birleşme, ayrışma, bağımsızlaşma- kişiler arası gerçek çatışmalar için bize somut bir araç sunar. Bir taraftan, evreler kişinin gelişiminde vardırlar veya kişinin anlık ihtiyacını karakterize ederler; diğer taraftan, evreler kendilerini referans kişi ile ilgili tutumlar, dilekler ve beklentiler olarak gösterirler. Etkileşim halindeyken, partnerin olası etkileşim evreleri, referans kişinin beklenti evreleri ile karşılaşır ve aşağıdaki karakteristik çatışma durumlarına ulaşırız.

Image

Çatışmanın analizi için belirlenmesi gereken ilk şey partnerin kendini hangi etkileşim evresinde bulduğunu belirlemektir. Kişi kendine birleşme evresindeyse şu soruları sorar:

“Partnerimin (şu anda) benle olmaya ihtiyacı var mı?”

“Şefkatime ihtiyacı var mı?”

“Benle duygusal bağlar geliştirdi mi?”

Etkileşim sadece duygusal bağlarda var olmaz. Belli aralıklarda, partnerin, bilgiye ve uyarılara ihtiyacı vardır. Şu sorular ayrışma evresinde olunduğunu gösterir:

“Partnerimin bilgi eksiği var mı?”

“Benim tavsiyeme ihtiyacı var mı?”

“Karar vermesine yardımcı olması için benim görüşüme ihtiyacı var mı?”

Partnerin bağımsızlık evresi, nihayet, duygusal bağların zayıflamasına, değişmesine veya dağılmasına denk gelir. Bağımsızlık evresi derken, bir kişinin bağımsız yaşamak için aile evini terk ettiği, kendi fikirlerini savunma arayışına girdiği, kendi kararlarını vermek istediği zamanı kastediyoruz. Burada sorarız:

“Partnerim benim yardımım olmadan kendisi mi karar vermeyi tercih eder?”

“Benim tavsiyem onun kişisel özgürlüğünü kısıtlıyor mu?”

“Özgürlük talep ediyor mu?”

Tüm bu evreler, referans kişideki beklenti evreleri ile karşılaşır. Referans kişi kendine sorar:

“Partnerimin benimle kalmasını, bana yardım etmesini, bana duygusal olarak bağlı olmasını ve bana şükran duymasını bekliyor muyum?”

(birleşme)

“Kararını etkilemek amacı ile veya onu uyarmak için, partnerime tavsiye vermeye ihtiyacım var mı?” (ayrışma)

“Acaba onun için sorumluluk almayı bırakmak mı istiyorum?” “

Acaba bunu onu kendi başına bırakmak doğru mu?”

(bağımsızlık)

Eğer referans kişinin beklenti evresi birleşme ise ve partnerin de birleşme ihtiyacına denk gelirse, ayrışma ihtiyaçları, verilen bilgi ve uyarılar birbirine uyarsa, ve karşılıklı bağımsızlaşma olursa, o zaman göreceli olarak çatışmasız durumlar ortaya çıkar. Referans kişi ve partner aynı evrede değillerse ve evreler hakkında farklı anlayışlara sahiplerse durumlar çatışma yüklü olurlar. Modelimize göre, aşağıdaki gibi 9 farklı olasılık vardır:

A. Partnerin birleşme ihtiyacı ve referans kişinin bağımsızlaşma ihtiyacı karşılaşır.

Durum: 4 yaşında kız babasıyla oynamak, babasının kucağına oturmak ve sevilmek istiyor. Baba zamanı olmadığını söyleyerek geri çekiliyor ve çocuk bu tür bir tavra alışmak istemiyor.

Image

Tipik bozukluklar: yalnızlık korkusu ve ayrılma anksiyetesi ile birleşen ihmal sendromu, belirgin duygusal bağımlılık, kaygı karşısında sabırsızlık veya geri çekilme.

B. Partnerin birleşme ihtiyacı, referans kişinin bilgi vermeliyim ve uyarılarımı dile getirmeliyim görüşü ile karşılaşır.

Durum: 28 yaşında çalışan kadın bütün gününü akşam kocasının ona şefkat göstermesi hayali ile geçiriyor. Kocası eve geldiğinde, şikayet ediyor:

Yemek yapmamışsın, çocukların eşyaları her yerde. Bazen kendime soruyorum bir insan neden evlenir ki?

Image

Tipik bozukluklar: aşırı yüklenme, güvensizlik, duygudurum değişiklikleri, saldırganlık, sevgi ve nefret arasında denge, hayal kırıklığı korkusu, baskı uygulayan kişi karşısında kendini ketleme.

C. Partner birleşme dileği içinde. Buna rağmen referans kişi ona beklediğinden farklı bir birleşme sunuyor.

Durum: 18 yaşındaki öğrenci ebeveynlerinin organize ettiği bir partiye davet ediliyor. Bir sürü yabancı yetişkinin arasında olmak konusunda şüpheleri var ve annesine yakınlaşarak destek ve güven arayışı içine giriyor. Anne misafirlere diyor ki: “Ne kadar büyük bir oğlum var!” ve onu öpücüklerle boğuyor. Sonra genç adam diyor ki “Yerin dibine geçesim geldi.

Image

Tipik bozukluklar: evden kaçma, güvensizlik, kuşak çatışması, saldırganlık, duyguları reddetme, yanlış anlaşılma hissi

E. Partner bilgi, uyarı ve sözel rehberlik ihtiyacı duyuyor. Buna rağmen referans kişi, partnerinin bağımsız olması ve özgürce karar vermesi gerektiğini düşünüyor ve partnerine destek olmuyor.

Durum: 17 yaşında genç adamın çok hoşlandığı bir kız arkadaşı var fakat kız arkadaşı güvenilmez gibi duruyor. Genç, annesinden tavsiye almak istiyor. Anne cevaplıyor:

“Bana sormadan önce gayet iyi geçiniyordunuz. Neden babana sormuyorsun? Neyse, bu sorunlar beni aşar.”

Image

Tipik bozukluklar: özgüven krizi, aşırı duyarlılık, güvensizlik hissi, perplexity, aşırı telafi.

E. Partner bilgi istiyor, ancak bunu referans kişiden istediği biçimde almıyor veya hoşuna gitmeyen bir biçimde alıyor.

Durum: 53 yaşında ev hanımı şikayet ediyor,

“Geçen Cuma, 6 yıllık bulaşık makinemiz bozuldu. Kocamdan ne yapmam gerektiğini duymak istedim. Bana net bir cevap vermektense, bana makineyi dikkatli kullanmak konusunda bir nutuk çekti, bir kadın olarak şeylerin nasıl çalıştığı hakkında fikrimin olmadığını ve makinenin bozulmasının benim suçum olduğunu söyledi. Ona bir daha bir şey sormam için uzun zaman geçecek.”

Image

Tipik bozukluklar: Gizli veya açık saldırganlık, geri çekilme, kaçınma davranışı, iletişimi bloke etme, ilüzyonun ortadan kalkması.

F. Partnerin karar vermek için bilgiye, uyarıya ve yardıma ihtiyacı var. Diğer taraftan referans kişi duygusallık ve yumuşaklıkla birleşme evresini devam ettirmeye çalışıyor.

Durum: 35 yaşındaki patron profesyonel problemler yaşıyor. Acaba bir eğitim programına katılsam mı diye bilmek istiyor. Annesi ziyarete geliyor ve diyor ki:

“Zaten çok çalışıyorsun ve berbat görünüyorsun. Gel birkaç gün bizde kal, seni yedirelim içirelim.”

Image

Tipik bozukluklar: saldırganlığın ketlenmesi, kararsızlık, sevgiye karşı ambivalan tutum, model ve kişi ile ilgili abartılı beklentiler, aile içi çatışma.

G. Partnerin bağımsızlık isteğine, referans kişi farklı tür bir bağımsızlıkla cevap veriyor.

Durum: Bir doktorun 17 yaşındaki kızı evden ayrılmak istiyor ama bir taraftan da ebeveynleri ile uzaktan da olsa iyi ilişkilerine devam etmek istiyor. Anne tepki gösteriyor:

“Senin için yaptıklarımdan sonra bu kadar nankör olmanı anlayamıyorum. Eğer ayrılırsan, senle işimiz biter. Buna katlanamam.”

Image

Tipik bozukluklar: abartı, küçümseme, ya hep ya hiç tepkisi, kuşak çatışması, ayrılma anksiyetesi, gizli ve açık saldırganlık, suçluluk hisleri, referans kişinin duygusal geri çekilmesi, baskı altında olma hissi, güvensizlik, izolasyon, düşmanlık, anormal yas tepkisi, evlilik çatışmaları, yükten kurtulma depresyonu.

H. Partner bağımsızlık elde etmek istiyor. Referans kişi istenen veya elde edilmiş bağımsızlığı tanımıyor, bunun yerine partneri kendi tavsiye ve danışmanlığı ile yönetmek istiyor.

Durum: Yeni evli 38 yaşında kadına annesi ziyarete geliyor. Anne eve şüpheyle bakınıyor ve başlıyor: “Ne hoş değil mi? Her yer toz. İyi ki gelmişim. İhtiyar annen sana sonunda düzenli olmanın ne olduğunu öğretecek. Kocan sana evle nasıl ilgilenileceğini öğretmediğimi düşünecek.”

Image

Tipik bozukluklar: Saldırganlık/saldırganlığın ketlenmesi, suçluluk hisleri, nefret, inatçı sessizlik, modeli duygusal olarak reddetme, artık dinlememe isteği, kararsızlık, eyleme geçme kapasitesin bloke edilmesi, tatminsizlik.

I. Partnerde bağımsız olma isteği var. Referans kişi bu ihtiyacı kendi birleşme ihtiyacı ile karşılıyor.

Durum: 18 yaşında kız üniversiteye gitmek istiyor. 300 km uzaktaki üniversiteye başvuru yapıyor. Baba bu konuda tavır koyuyor:

“Bu söz konusu bile olamaz. Orada nelerin olabileceğini biliyoruz. Yoldan çıkacağını kendin de biliyorsun. Zaten okumak saçmadır. Burada bir meslek öğren ve bizimle kal.”

Image

Tipik bozukluklar: talep azlığı, bağımlılık, egotizm, suçluluk hisleri, gizli veya açık saldırganlık, sevgi ve nefrette denge, güvensizlik, kararsızlık.

Sonuç: Bu dokuz tip etkileşim formu kişinin kendisi ve partneri ile arasında ortaya çıkan çatışmaları analiz etmesine rehberlik edebilir. Bunların yardımları ile, kişi anlık problemleri anlayabilir ve çatışmaya kendi katkısını ve tutumlarını hesaba katabilir. Aşağıda, bu tür bir rehberliğin kişiye yapıcı bir şekilde kendine nasıl yardım edebileceğini göstermeye çalışacağız.

ETKİLEŞİM EVRELERİN UYGULANMASI

Buraya kadar etkileşim evrelerini çatışma kaynağı olarak gösterdiysek, tek bir şeyi göz ardı etmiş olduk: Birleşme, Ayrışma ve Bağımsızlaşma’nın olmadığı bir sosyal ilişki düşünülemez. Kişiler arası ilişkilerde pişman olunabilecek koşullar ve bozulmalardan uzak bakıldığında, etkileşim evrelerinin terapötik önemi vardır. Birleşmedeki saplantılar, basitçe bağımlılık ilişkisinin devamını sağlamak veya her yoğun duygusal temeli elimine etmeye hizmet eden, tek yönlü ebeveyn çocuk ilişkileri veya partnerler arasında kıskançlıkla savunulan ilişkiler, ve birden bire ortaya çıkan ve hazırlıksız olunan bağımsızlaşma kendine yardım ve terapide, etkileşim evreleri aracılığı ile erişilebilirdir.

Birleşme Evresi ile ilgili Gözlemler

Birleşme problemleri ana-oğul, baba-kız bağı veya partnere yapışma arzusu biçiminde ortaya çıktığında, tedavi edilmesi gereken birleşme değil bunun yerine kısmen, hala öğrenilmesi gereken ayrışma kapasitesidir. Birlik güzeldir. Yine de bir saldırganı, başka bir aile üyesini, öğretmeni, komşuyu veya diğer insanları veya grupları uzaklaştırmak amacı ile kullanıldığında, bu, ego temelli bir birleşmeye dayanır:

“Ötekiler kötü; senin tek gerçek dostun benim.”

Ekstrem durumlarda ortaya çıkan sonuç tüm sosyal ilişkilerden çekilme ve referans kişinin tek dayanak haline getirilmesidir. Okul, partnerlik, evlilik, meslek, hastalık ve ölümle ilgili problemler referans kişiyle daha yoğun bir biçimde birleşir, iyi niyetli bir birleşme vurgusu ayrışma ve bağımsızlaşmayı kısıtlar: Diğer insanlar hakkında olumlu konuşmayı.

Anne veya bağlanılmış referans kişi, mümkün olduğunda, çocuk bir buçuk yaşına gelene kadar dışarıda çalışmamalıdır. Çocuk sadece sevilmelidir ve kendi sevgisini ifade edebilmelidir. Çocuk (sadece çocuk değil) çevresini beden ve duyuları ile deneyimler; hassasiyet, okşanmak ve sarılmak kişinin hayatında sürekli etkili olacaktır. Çocuğun ailede hoş bir duygusal iklime ihtiyacı vardır. Bu nedenle, sorunlar yapıcı bir şekilde çözülmelidir ve bu çocuğun önünde yapılmamalıdır. Çocuk bir nesne değildir, gelişiminin her evresinde referans kişiye bir partnerdir.

Eğitici sahip değildir, sadece güvenilen kişidir. Çocuk sadece iyi beslenmesi yetmez, başka duyuları ve ihtiyaçları vardır ve bunlar uygun zamanda karşılanmaldır (şarkı söylemek, oynamak, konuşmak, masal anlatılmak, hareket etmek, spor). Yetişkinlerin de birleşmeye, duygusallığa, merhamete ve onlara zaman ayıracak partnerlere ihtiyacı vardır: Çocuklar veya misafirler varken partnerinizi unutmayın. Birleşme sadece aynı yatağa girmek anlamına gelmez, aynı zamanda birlikte aktiviteler, planlar yapmak ve bir şeyi birlikte deneyimlemek için zaman ayırmayı da içerir. Birleşmeye ait olan bir başka şey de kişinin yetişkin veya genç partnerine sunduğu modeldir. Birleşme evresinde, model olmak sözlerden daha önemlidir.

Kişi sadece bireysel Sen-partnerleri ile birleşme geliştirilmez aynı zamanda gruplarla (Biz) ve yüce ilkelerle de (Köken-Biz) ile geliştirilir. Köken-biz ile ilgili bir ilişkiye girme yolları dua veya meditasyon olabilir. Yetiştirmede, partnerlikte ve tıp uygulamasında, kişinin kendini öteki ile tanımlaması, birleşme duygusu talebi tekrar tekrar önümüze çıkar. Arkaplandaki iddia, kişinin tamamen ve bütün olarak partnerinin düşünce ve duygularına girmesi, kendini onun yerine koymasıdır. Bu ne kadar arzulanır olsa da, kişilerden biri veya diğerini aşırı yükleyebilir. Kişi kendini tanımlamak istediği partnerinin özellikleri ile baş etmeye hemen hazır olamaz; kişi içsel çatışma ve gerilimlere çekilir ve sonunda partneri duygusal olarak reddederek kendini savunma arayışına girer. Diğer bir deyişle, tümden özdeşim kurma talebi kolaylıkla tam da zıttına yol açar: güçlü duygularla yüklü bir iğrenmeye/nefrete. Diğer taraftan, bu empatik özdeşimi farklı bir yolla tamamlayarak, eğer kişinin kişilik alanları ile daha az özdeşleşirsek durum bizim için daha kolay olur. Burada kısmi veya oransal özdeşimden bahsediyoruz. Bununla ilgili temel farklılık analizi sistemince sunulmuştur.

Ayrışma Evresine dair Gözlemler

Kişi gerçek kapasiteler sistemi, temel kapasite modları ve ortaya çıkan yanlış anlaşılmalar ile ilgili daha derin düşündüğünde, kişi durumları ayırt etmeyi ve çatışmaları soyutlamayı öğrenir ve dolayısıyla onlara daha uygun cevaplar verebilir:

  • Çocuğun sorularına cevap verme, partnerle deneyimler ve problemler hakkında konuşma ve kişinin karşısındakinin anlayacağı ve onu incitmeyecek şekilde (kibarlık) aklındakini söyleyebilmesi (dürüstlük/açıklık)
  • Emirleri, talimatları, gözlemleri ve istekleri partnere kabul edilebilir bir şekilde ifade edebilmek (temas adresi), bunları onun için somut hale getirmek(içerik) ve sonuçlara dikkat çekmek (semptomlar)
  • Olmuş olan şey hakkında konuşmamak bunun yerine ne yapabileceğini ve ne yapmak istediğini söylemek ve kişinin kendi ve partnerinin gelecek hakkında beklentilerini konuşmak (geçmiş-şimdi-gelecek)
  • Kişinin bir şeyi neden yaptığını açıklığa kavuşturması, davranışı nasıl yorumladığını netleştirmesi ve davranış sonucunda hangi alanların içerikler bağlamında etkilendiğini göstermesi (gerçek kapasiteler).

Kişinin kapasitelerini sadece kişisel alanda geliştirmiş olması ve diğerlerine az dikkat etmesi yeterli değildir. Kişi dakik, duyarlı, sadık veya tutumlu değilse sadece umutlu olması yeterli değildir. Kendi kapasiteleriniz gibi partnerinizin kapasiteleri arasında da ayrım yapabilmeniz gerekir.

Partnerinize sunduğunuz model ona belli değerlendirmeleri ve farklılaşmaların örneklerini sağlar. Bunu zaman zaman hatırlamanız iyi olabilir: Sadece düzenliliği takdir ettiğinizi söylemeyin, kendiniz de düzenli olun; sadece sabır talep etmeyin, kendiniz de sabırlı davranın.

Farklılaşmanın başlangıç evresi oyundur, nesnelerle oyunbaz bir etkileşim ve küçük oranlarda pratik yapmaktır. Hiç derin su görmemiş bir çocuk anında yüzmeye başlayamaz; hiç harçlığı olmamış bir çocuk parayı yönetmeyi çok zor bulacaktır.

Ayrım yapmayı öğretmenin yolu açıklamadır: Bir şeyin neden olduğnu, nasıl çalıştığını ve kişinin onda nasıl başarılı olacağını. Öz ve özellik arasında ayrım yapmayı öğrenin: Eğer bir kişi bir şeyi yanlış yapıyorsa bu onu kötü yapmaz, bu sadece bazı beklentileri karşılayamadığı veya bazı kuralları çiğnediği anlamına gelir. Ona tam olarak hangi durum ve gerçek kapasitelerin sizi endişelendirdiğini söyleyin. Kişinin kişisel gerçek kapasiteleri ile ilgili değişiklik yapması, kendini değiştirmesinden daha kolaydır. Rahatsızlıklar ve çatışmalar ortaya çıktığında bile, farklılaşma işe yarayabilir.

Rahatsızlıklar ve çatışmalar ilkesel olarak olumsuz değildir, bunun yerine olumlu sonuçları da olabilir. Bir çocuk itaatsizse, bu kendi hakkını savunabilme kapasitesine bir işarettir. Amaç sadece çatışmaları çözmek değildir, bunun yerine olumlu gelişim olasılıklarını fark etmek; rahatsızlığı işe yarar hale gelebilecek şekilde yorumlamaktır.

Bağımsızlaşma Evresine dair Gözlemler

Yaptığımız her alışverişte, geliştirdiğimiz her gerçek kapasitede; bize aynı zamanda ayrışma kapasitesi kazandıran bir bağımsızlık kazanırız. Bağımsızlaşma kişinin bağımsız ilişkilere girebildiği, partnerinden özgür olduğunu ve farklı veya aynı kişiye dönebilmesi anlamına gelir. Bağımsızlaşma kapasitesi burada bireysel özgürlüğe denktir.

Bir kişi kibarlıkla ve dürüstlükle partnerine bir şey söylediğinde ve bunun altını yeterince doldurduğunda, hala karar vermek zorundadır. Kişi karar verme sürecinden kendisini soyutlayamaz. Bugününe, yarınına veya uzak geleceğine dair kararlar verir.

Herkes belirlenmiş bir zamanda bağımsızlaşmayı başaramaz; bazı kişiler daha fazla birleşmeye, bazı kişiler daha fazla ayrışmaya ihtiyaç duyar(biriciklik). Bir kişi sadece partnerini veya ebeveynlerini tanıyorsa, onlardan bağımsız olma şansı azdır. Bazen bu ölene kadar sürer. Bağımsızlaşma da her kapasite gibi öğrenilebilir.

Bağımsızlaşma kapasitesi uygunsuz şekilde farklılaşmışsa, bağımsızlaşma, referans kişinin birleşme veya ayrışması ile boğulabilir. Bir yandan, bağımsızlaşma patlama şeklinde olur, ilişkinin sona ermesine doğru gider.

Bir kişi partnerinden veya bir gruptan bağımsızlaştığında, bu ille de ilişkinin sonlanmasıyla ilişkili değildir; bunun yerine yeniden yapılanma, yeniden değerlendirme ve ilişkinin daha da gelişmesini işaret eder. Bir kişi bağımsızlaştığında, sadece referans kişiden bağımsız olmaya hazır olmaya ihtiyaç duymaz, aynı zamanda uygun oranda birleşme ve ayrışmaya da ihtiyaç duyar.

Adım adım bağımsızlaşma:

Çocuğu bazen yalnız bırakın; görevleri bağımsız şekilde başarmasına izin verin; başkalarını ziyaret etmesine veya ziyaretçi kabul etmesine izin verin; ona birleşme tanıyın ki özgüven edinebilsin; ona farklılaşmalar verin ki kendini özgürce yönetebilsin ve ebeveynlerinin sosyal göbek bağını kesebilsin; çocuğa görevler verin(alışverişe gönderin, odasını düzenlemesine izin verin); model olarak, kabul edilebilir düzeyde bağımsızlaşmayı kendiniz de gösterin: evden ayrılın ve çocuğu anksiyete oluşmayacak bir durumda yalnız bırakın; fırsat olduğunda çocuğun arkadaşının ve ailesinin evinde kalmasına izin verin; siz de ara sıra geceyi farklı yerde geçirin; aynı zamanda partnerinize de hakkı olan aynı özgürlüğü tanıyın.

Hiçbir partnerlik, hiçbir sosyal ilişki sonsuza dek sürmez. Kişi mekansal, sosyal ve psikolojik olarak ayrılabilir. Hayatımızda programlanmış olarak ölüm aracılığı ile de fiziksel olarak ayrılırız. Ölüm de bir bağımsızlaşmadır, tıpkı diğer bağımsızlaşma formları ve her kapasite gibi hazırlık gerektirir.

Sonuç:

Etkileşimin üç evresinin yardımıyla, “birleşme-ayrışma-bağımsızlaşma”, birçok kişiler arası çatışmayı daha iyi anlayabiliriz. Evreler ilk kişisel önemlerini erken çocuklukta edinip hayatta da benzer şekilde devam ettiği için, bunların kişinin üzerinde yankıları olur. Buna rağmen içerikle ilgili önemler, kişi hangi davranış alanlarının (gerçek kapasiteler) ve hangi bilgi alanlarının (bilme kapasitesi modları) işin içinde olduğunu bilmeden anlaşılamaz. Yukarıdaki etkileşim evreleri analizinin amacı nihayetinde bunları bağımsız gelişen süreçler olarak görünür kılmak ve yanlış anlaşılmalardan doğan ve gittikçe genişleyen yorucu döngüleri kırmaktır. Etkileşim evreleri çocuk yetiştirme, kendine yardım ve psikoterapide kullanılabilir.

Çeviri: Engin Özçiçek