Pozitif Psikoterapide Hikayelerin İşlevleri

Olga Lytvynenko, Liudmyla Zlatova,
Volodymyr Karikash, and Tetiana Zhumatii

Pozitif Psikoterapide Hikayelerin, Anekdotların ve Mizahın Kullanılması

Nossrat Peseschkian kıssaları ve mizahı hastalarla çalışırken kullanan ilk psikoterapistlerden biridir. Basit ve anlaşılabilir hikayeleri görmeyi ve bunları terapide kullanmayı başarmıştır. “The Merchant and the Parrot—Oriental Stories as Tools in Positive Psychotherapy” adlı eseri klasik bir çalışma haline gelmiştir ve farklı psikoterapi alanlarının temsilcileri tarafından alıntılanmıştır. Hikaye ve kıssaların terapötik özelliklerinden, hastaların bunları metafor olarak kullandıklarından ve o andaki deneyim, duygu ve içgörülerini düşündüklerinden bahsederken; Nossrat Peseschkian “tarihsel işlev” nosyonunu bilimsel tartışmaya sunmuştur. Bu işlevler: Aynalama, modelleme, ara buluculuk, depo, geleneği aktarma, regresyona yardımcılık, karşıt-fikir sunma ve perspektif değişimi.

Ayna işlevi: Kıssanın içeriği kişinin iç dünyasını yansıtan bir ayna olur, böylece kişinin özdeşim kurmasını kolaylaştırır. Duygusal stresin ortadan kaldırılmasıyla, hikayeler danışanın kendi problemlerini yandan görmesine yardımcı olur. Tarih sanki hem yansıtan hem de yansıtmaya yol açan bir ayna gibi olur.

Image

Modelleme işlevi: Kıssalar çeşitli çatışma durumlarını yansıtır ve bunları çözmek için olası çözümler önerir veya çatışmaları bireysel çözme girişimlerinin sonuçlarını gösterir. Böylece, model aracılığıyla öğrenmeye yardımcı olur. Hikayeler çatışma durumlarını algoritma şeklinde gösterir ve problemleri çözmek için çeşitli yollar sunar. Kişinin hikayenin içeriğini, geçen olayları farklı şekilde yorumlamasını sağlar ve kendi durumuyla karşılaştırmasına yardımcı olur. Düşünce ve duygularımız alışıldık çatışma durumlarına alışılmadık yanıtlar verebilme ile tanışık hale gelirken, hikayeler  eylem için farklı seçenekler önerir. 

Image

Arabuluculuk İşlevi:

Kıssa; hasta ve therapist arasında ara buluculuk rolü oynar böylece hastanın direncini azaltır. Kişinin “yeni”den korkusu, sahip olduğu şeyi kaybetme korkusu; durumun ağırlığı hikayelerin hayali dünyasına aktarılarak zayıflatılabilir. Çocukluktan beri süren nelerin olduğuna dair hayal gücü ile oynanan oyunun tanıdıklığı, danışanın sanki kendinden bahsetmiyormuş da hikayenin karakterinden bahsediyormuş gibi konuşabilmesine, önemli çatışmaları çözmesine izin verir. Hikayenin kahramanını tartışırken, danışan therapist ile aynı takımda olurlar. Böylece “hasta-terapist” durumu “hasta-hikaye-terapist” durumuna dönüşür.

Image

Depo etkisi (deneyim deposu):

Psikoterapötik çalışmadan sonra, kıssalar kişinin günlük hayatında da işlevine devam eder. İmgelem sayesinde, hikayeler kolaylıkla hatırlanır ve terapi seansı sonrası, hastanın hayatında “çalışmaya” devam eder; hikayede anlatıldığı gibi bir durum akla gelebilir veya kişisel sorunların hikayedeki gibi düşünülmesinde ihtiyaç olabilir. Değişen şartlarda, hasta aynı hikayenin içeriğini farklı yorumlayabilir. Hikayeyi ilk anladığı şekli zenginleştirir ve kendi mitolojisini anlamak için yeni yaşam rollerini asimile eder. Böylece, hikaye deneyim depose işlevi görür yani psikoterapötik çalışmadan sonra da etkisini göstermeye devam eder ve danışanı terapiste daha bağımsız kılar.

Image

Gelenek aktarıcı olarak Hikayeler:

Kişisel durumları tasvir ederken, hikayeler bunları bireysel deneyimin ötesine götürür ve bizi farklı nesillerin kültürel gelenek ve deneyimlerine çağırır. Lytvynenko ve arkadaşlarına göre “Kültür taşıyıcıları olarak, hikayeler farklı kültürleri yansıtırlar. Genel Kabul gören oyun kurallarını, kavramları, davranış normlarını, belli kültüre tuhaf gelen şeyleri o kültürel çevredeki problemler için tanıdık çözümleri içerir. Başka kültürele ait hikayeler oyunun kuralları ve önemli görülen hayat ilkeleri ile ilgili bilgi taşırlar ve farklı düşünme modellerini temsil ederler. Bunlarla tanışık olmak kendi kavram, ilke, değer ve çatışma çözüm yöntemleri ile ilgili repertuarınızı genişletir.” Farklı kültürlere göre hikayeler kendi zamanımızın karakteristiğini, önyargıları ve gizli hoşlanmayışları aşmamıza yardımcı olabilir.

Image

Regresyona Yardımcılık:

Kıssa hastanın eski neşeli dolaysızlığına dönmesine yardımcı olur. Şaşırmaya ve kafa karışıklığına neden olur, fantezi dünyasına, mecazi düşünmeye, cezalandırılma ve yargılanma korkusunun olmayışına doğrudan geçebilmenin kapısını açar. Kıssa hasta ile çalışan danışmanın içindeki çocukların ve yaratıcı güçlerin uyanmasına katkıda bulunur. Sezgi düzeyinde çalışmayı aktifleştirir. Gelişimsel dönemlerin erken evrelerine dönen insan hikayelerin tematik seçkisi ile yönlendirilir, böylece yavaş yavaş kendine uygulaması mümkün olur; ve “Ben” demekte zorlanan hastalar için yani zayıfça ifade edilen bireysellikte, gelişimin gerilemesine yol açmadan çalışabilmek sadece çok dikkatli bir terapötik yaklaşımla mümkün olabilir.

Image

Karşıt fikir olarak hikayeler:

Kıssa hastada genel kabul gören, önceden belirlenmişlik hissi yaratmaz, aksine kabul veya reddedebileceği alternative bir kavram sunar. Hikayeler kavram alışverişini içeren, insan iletişiminin yalnızca özel bir durumudur. Herkes geçici olarak kendini yabancı görüşlerle özdeşleştirir ve kendinde neyin Kabul edilebilir olduğunu, gerçek hayattaki durumlarla daha iyi baş edebilmek için neyin yardımcı olabileceğini, neyin uyup neyin reddedileceğini sorgular. Diğer bir değişle iki katılımcının da alından bilgiden şu veya bu sonucun çıkarılacağını belirlemeden önce zamana ihtiyaçları vardır.

Image

Perspektif değişimi:

Atasözleri beklenmedik biçimde hastada yeni deneyime neden olur, bilincindeki tutumda değişiklik olur. Dinleyici veya okuyucu tutum değişiminin hayat ilkelerini nasıl etkileyeceği ile ilgili net bir fikir edinir. Hikayelerde verildiği şekliyle alternatif kavramlar, okuyucuyu bu tutum değişimine, alışılmadık kavramlar ve olası çözümlerle deneyler yapmaya davet eder. Amaç kişinin hayatının bir çok dönüşümünde kanıtlanan kendi bakış açısını terk etmesi değildir. Tutum değişiminin farklı bir şeyle bağlantısı vardır: ortaya çıkar ki alışıldık durumlar farklı açılardan görülebilir böylece bunlar farklı karakter kazanabilirler ve bazen tutum değişimi özünde problemin çözümü olabilir. “The Merchant and the Parrot” adlı kitabının ikinci bölümünde Nossrat Peseschkian kendi çalışmasındaki gerçek vakalarda hikayelerin kullanımını tasvir etmiştir. Kıssalardaki yorumlar psikolog ve psikoterapistler için çalışma rehberi olarak kullanılabilir. Nossrat Peseschkian’ın önerdiği “hasta-hikaye-terapist” etkileşim metodu PPT’ye başarı ile entegre edilmiştir.

Leaders Change Perspective, That Changes Everything - Aspire

Çeviri: Engin Özçiçek

Kaynak:

https://link.springer.com/chapter/10.1007%2F978-3-030-33264-8_28