Profesyonel Empati

Rogers’a göre empatik olmak şu şekilde tanımlanır: “Danışanın özel dünyasını sanki kendininkiymiş gibi duyumsamak, fakat “sanki”yi asla kaybetmeden.” Empatik olmak ötekinin içsel referans çerçevesini doğru bir şekilde algılamak, aynı zamanda onun tarafından yutulmamak veya bunalmamaktır. Sanders (2006) ötekinin dünyasını algılamak ile deneyimlemek arasında faydalı bir ayrım yapar. “Başkasının acısını, korkusunu ve neşesini “hissedemem”. Yine de“Profesyonel Empati” yazısının devamını oku

Ben, öteki ve diğerleri

Ben benim (freud) veya ben ötekidir (lacan). Bunların biri narsisistik, öteki köle benliği önerir. Ben deneyimimden kendimin var olduğunu çıkarıyorum. Ötekini de varsayıyorum. Üçüncü olarak da öteki ilişkiyi deneyimliyorum bu da iletişimdir. Sadece Dİyalogta böyle bu.  Ötekini varsaymamın nedeni simülasyonda yaşadığıma inanmamam, diyalogta olmaktan kastettiğim şey de üçüncü dördüncü kişiler işin içine girdiğinde grup dinamiklerinin“Ben, öteki ve diğerleri” yazısının devamını oku

Kuramsal Yönelim 3

İnsanlar Rogers’ın iyimserliğini küçümseme eğilimdeler ama Rogers ilk kez danışmaları kayıt altına almış ve transkript çıkarmıştır. Bu Freud’un vakada şunu gördüm bunu gördüm diye belirsiz divanından daha dürüst bir yaklaşımdır. Transkript yazanlar ağlıyor şu an. Şu an duygu odaklı terapi de hümanist kökenlidir, pozitif psikoterapi de öyle. Melanie Klein da sevme kapasitesinden ilk ilişkinin sonraki“Kuramsal Yönelim 3” yazısının devamını oku

İlişki ve Temas

Sanders’ın dediği gibi,Rogers’ın gerekli ve yeterli koşullarından olan, terapist ve danışan arasında var olan “temas”veya“psikolojik temas”ın gerekliliği,terapi ile ilgili çoğu kitapta ve sıklıkla birey merkezli terapistlerin eğitiminde tutarlı bir şekilde göz ardı edilmiştir. Bu önemli bir göz ardı ediliş gibi görünüyor çünkü terapinin başarısı danışan ve terapist arasındaki ilişkinin varlığına bağlıdır. Rogers (1959) tanımlarında bu“İlişki ve Temas” yazısının devamını oku

6 Terapötik Koşul

Birey merkezli teori ile ilgili en yaygın yanlış varsayımlardan biri, uygulanışının birey merkezli terapiyi tanımladığı üç “temel koşul”un olmasıdır (Bunlar sıklıkla “empati”, “işbirliği”, “kabul” veya “koşulsuz saygı” olarak adlandırılır.) Bu böyle değildir. Terapötik değişim için gerekli ve yeterli koşullarla ilgili ünlü hipotez 6 ifadeyi içerir. Rogers’a göre (1957) bu koşullar: 1.İki kişi psikolojik temas halindedir. 2.Danışan olarak“6 Terapötik Koşul” yazısının devamını oku

Birey Merkezli TEORİ

Birey merkezli teoride, kendini gerçekleştirme eğilimi gelişim ve davranış için insanoğlu ve diğer canlılardaki tek motivasyondur. “Klasik” birey merkezli terapi bakımından, insanlardaki kendini gerçekleştirme eğilimi organizmayı (insanı oluşturan biyokimyasal, fizyolojik, algısal, bilişsel ve kişiler arası davranış alt sistemler) artan bağımsızlık ve ilişkiler geliştirme yönünde ateşler. Bu başlangıçta çelişki gibi görünebilirken, gerçekte sadece psikolojik olarak özgür“Birey Merkezli TEORİ” yazısının devamını oku

Kendini Gerçekleştirme EĞİLİMİ

“Birey merkezli yaklaşım” sadece psikolojik danışma veya psikoterapi (Birey merkezli terapistler ikisi arasında bir ayrım yapmazlar.) yapmanın bir yolu değildir, bir ilişkide olma tarzıdır, öyle bir ilişki ki başka bir bireyle, bir grupla, bir ulusla hatta gezegenle bile olabilir. Birey merkezli terapi Carl Rogers ve arkadaşları tarafından 1940larda geliştirildi. Başlangıçta Rogers’ın niyeti döneminin baskın yaklaşımları olan“Kendini Gerçekleştirme EĞİLİMİ” yazısının devamını oku

İngilizce Öğrenmenin Zor Yolu

İngilizceyi kursta nasıl öğretiyorlar bilmiyorum ama, İngilizceyi becerilere ayırıp öğrenmek avantajlı olabilir. Şunları Türkçe de yapabilmelisiniz öncelikle: Okuma/anlama (reading) Düşünme/yazma (writing) Dinleme/anlama (listening) Konuşma (speaking) Gramer öğrenmeye gerek yok! Hemen sevinmeyin çevrenizde konuşanlar yoksa gerek var. Yani demek istediğim İngilizce konuşmadan da, sesli dinlemeden de, hatta yazmadan da okumayı ve anlamayı öğrenebilirsiniz. Çeviri daha üst“İngilizce Öğrenmenin Zor Yolu” yazısının devamını oku