Terapötik Değişimin Mantığı

Giorgio Nardone ve Elisa Balbi

Stratejileri Patolojilere Uydurmak

1930’da Avusturyada yaşanan tuhaf bir olayla ilgili yerel bir gazetedeki bir haber: Genç bir adam kendini boğmak amacı ile Danube nehrine atar. İnsanlar toplanır ve adamı durdurmak için bağrışırlar. Kemeri, yüksek botları ve mermi dolu kuşağı ile bir polis memuru koşar gelir, boğulma riski olmadan suya atlama imkanı yoktur. Nereden geldiği belli olmayan bir ilham ışığı ile aydınlanarak, silahını genç adama doğrultur ve bağırır: “sudan çık yoksa seni vururum.” Ve genç adam sudan çıkar. Bu paradoksun yaşanmış bir örneğidir.

***

Gerçeği söyleyerek yalan söyleme

Eğer bir çift ile çalışıyorsak ve partnerlerden biri aşırı dirençli ise partnerini diskalifiye ediyorsa şunu söyleyebiliriz:

“Özür dilerim, size söylememem gereken bir şeyi söylemek zorundayım, çünkü size söylersem darılırsınız, ama size söylemem de çok önemli öteki türlü size yardım edemem, o nedenle söyleyerek sizi incitirsem beni affedin. Şu anda dünyanın en inatçı keçisi gibi davranıyorsunuz.”

İnsanların bunu kızmadan kabul etmeleri tuhaf ancak bu sadece görünüşte tuhaf, çünkü bir paradoks kullandık. Bunu başarısızlık korkusunda olduğum zamanlarda kendi üzerimde de kullanabilirim. Doğru sözcükleri bulamazsam yüzümün kızaracağını muhatabıma önceden söyleyerek:

“Şimdiden özür diliyorum ama, kesinlikle yüzüm kızaracak ya da konuşamayacağım.” Kişinin en çok korktuğu şey yüzünün kızarma olasılığıdır ve bunun daha önce olup olmamasından bağımsız olarak, diğer insanların bunu bir zayıflık olarak değerlendireceğidir. Yöntemle yaptığımız şey kişiye bumerang gibi dönüp kızarmasına neden olan “Kızarmamalıyım, kızarmamalıyım, kızarmamalıyım.” çözümünü ortadan kaldırmaktır.

Paradoksal bir biçimde kişiye bu zayıflığını muhataplarına kızarıyorum diye açıklamasını istediğim anda, kişi daha güvende hissediyor çünkü eğer olur da kızarırsa, diğerleri önceden bilgilendirilmiş olurlar ve kızardığını kişiye söylemezler. Bu durumda korkunun azalma olasılığı yüksektir dolayısıyla kızarma olasılığı da azalır. Aynı zamanda kişi diğerlerine daha güçlü görünür çünkü zayıf olduğu şeyi açıklama cesaretini göstermiştir. Yani konu kişinin kendi kendine gerçeği söyleyerek yalan söylemesi meselesidir.

Image

Freud’un meşhur öğrencilerinden Cesare Musatti, “Kendini Analizle Nevrotikleri İyileştirmek” kitabında şöyle der:

“Kişi nevrotiği sadece kendisi de nevrotikse tedavi edebilir.”

Bunu tekrar yazmam gerekirse

“Kişi nevrotiği kendisi de bir zamanlar nevrotik olmuşsa tedavi edebilir.”

Bu kendisinin artık onlardan biri olmadığı durumda gerçekleşebilir.

***

Bence Gandhi’nin aforizması her terapisin aforizması olmalıdır:

“Dünyada görmek istediğin değişiklik ol.”

Çeviri: Engin Özçiçek